Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30 Nisan 2025 tarihli kararına göre dava konusu malın ihaleyle satışına dayanak olan icra takibindeki icra emri kesinleşmiş mahkeme kararıyla iptal edildiğine göre davacının uğradığı zarar giderilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 26 Mayıs 2025 tarihli kararına göre köpek sahibi taksirle yaralama suçundan beraat etse de, yasaklı köpek ırklarından olan Pitbull cinsi köpeği bahçede serbestçe dolaşmasına izin vermesinden dolayı tazminat sorumlusudur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30 Nisan 2025 tarihli kararına göre denkleştirici adalet ilkesi gereği sepet hesaplaması yapılırken doğrudan sözleşmeye konu malın rayiç değerinin eklenmesi mümkün değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30 Nisan 2025 tarihli kararına göre gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekliliği karşısında bakiye ömür süresinin belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28 Mayıs 2025 tarihli kararına göre somut olayda, idarenin kanun tarafından kendisine tanınan yetki ve görevi dolayısıyla yaptığı yıkım sonucu uğranılan zarar nedeniyle tazminat sorumluluğu bulunmamaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 17 Mart 2025 tarihli kararına göre erkeğin eşinin hastalığına gerekli ihtimamı göstermeyerek yeterli desteği sağlamama kusuru, kadının kişilik değerlerine saldırı niteliğinde olup manevî tazminatı gerektirir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 18 Kasım 2024 tarihli kararına göre ortaklık payı düşen borçlunun alacaklısı ancak hacizli hisselerin sermaye artışından önceki ve sonraki değeri arasındaki farktan kaynaklı zararının tazminini isteyebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Haziran 2025 tarihli kararına göre kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat davalarında, Kamulaştırma Kanunu 14/3 hükmü açısından usûlî kazanılmış hak oluşamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Haziran 2025 tarihli kararına göre kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat davalarında, iştirak hâlinde veya müşterek mülkiyette, paydaşların tek başına dava hakları vardır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Mayıs 2025 tarihli kararına göre bankanın ortak hesapta para olmasına rağmen haciz yazısına olumsuz cevap verdikten sonra dava dışı kişinin şahsi hesabından icra dosyasına para aktarması tazminat sebebi olamaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 03 Şubat 2025 tarihli kararına göre evi ve ailesiyle ilgilenmediği, ihtiyaçlarını karşılamadığı, düzenli bir işinin olmadığı şeklindeki kusurlu davranışlar, davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30 Nisan 2025 tarihli kararına göre 2012 tarihinden önce meydana gelen olaylarda PMF-1931 yaşam tablosunun, 2012 tarihinden sonraki olaylar yönünden ise TRH-2010 yaşam tablosunun uygulanması gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 27 Şubat 2025 tarihli kararına göre uzaktan sunucu yedekleme servis sözleşmesine ilişkin maddî tazminat istemi, belirsiz alacak davası şeklinde talep edilebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30 Nisan 2025 tarihli kararına göre takdir hakkı denetlenebilir hâlde gerekçeye yansıtıldığına göre manevî tazminatın tümden kabul edilmesinin taleple bağlılık ilkesini ihlâl ettiğinden bahsedilemeyecektir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 18 Mart 2025 tarihli kararına göre HMK 399/3 hükmüne göre kesinleşme tarihinden, davacının arabulucuya başvurma tarihine kadar 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 11 Mart 2025 tarihli kararına göre tahkim şartı sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar için geçerli olup temel ilişkiden bağımsız munzam zarar taleplerini kapsamadığından uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemeler yetkilidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 24 Şubat 2025 tarihli kararına göre teknik veriler ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma anında tespit edilmesi mümkün olmadığından araştırma yapılarak bir sonuca varılması gerekmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28 Mayıs 2025 tarihli kararına göre takibe itiraz edilmesine rağmen kesinleşmemiş bir takipte haczin kabul edilerek takibin durması yerine borçlunun hacizle karşı karşıya kalması manevî tazminatı gerektirir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26 Şubat 2025 tarihli kararına göre tazminat miktarı belirlenerek bu miktara dava konusu poliçede yer alan KDV klozundaki koşullar çerçevesinde KDV bedelinin dâhil edilip edilemeyeceğine dair inceleme yapılmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12 Şubat 2025 tarihli kararına göre devletin sorumluluğu için salt tapu sicilinin veya tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemlerinin hatalı olması yeterli değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 23 Aralık 2024 tarihli kararına göre meme küçültme sonrası memelerin hastanın bedenine göre büyük bırakılması ve göbek yağlarının alınması sonrasında oluşan izler nedeniyle tazminata karar verilmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19 Şubat 2025 tarihli kararına göre Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan sözü edilen kurul raporları arasındaki farklılığa ilişkin çelişkileri giderici ve açıklayıcı rapor alınmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16 Nisan 2025 tarihli kararına göre iş saatleri dışında davalı şirket çalışanlarının otelde kaldıkları dönemde işin yapılması ile ilgili olmayan zaman diliminde gerçekleştirdiği fiillerden davalı sorumlu tutulamaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 13 Şubat 2025 tarihli kararına göre 06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremde DASK tarafından muafiyet düşüldükten sonra kalan sigorta bedelinin tamamı davacıya ödendiğinden DASK’ın sorumluluğu bulunmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26 Mart 2025 tarihli kararına göre tedbir kararını tapuda infaz ettirmeyen hâkimin hukuki sorumluluğu ancak davacının alacağının tahsili için tüm hukukî yollar tüketildikten sonra belli olacaktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26 Mart 2025 tarihli kararına göre dava konusu alacaktan fazla tedbir kararı vermek hâkimin tazminat sorumluluğunu doğurmaz
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 13 Şubat 2025 tarihli kararına göre hasarlı trafik kazalarında olay yerini terk ile gerekli belgelerin düzenlenmemesi durumunda sigortacı üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26 Mart 2025 tarihli kararına göre oluşan zararın tespit edilmesinde aynı konuya yönelik aynı tarihlerde farklı düzenlemelerin bulunması, genel ilkelerden ayrılınması için bir gerekçe olarak kabul edilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26 Mart 2025 tarihli kararına göre davacıların desteklerinin sorumluluk riski kapsamında olmayan tam kusuruyla kendi ölümünden kaynaklı destekten yoksun kalma zararlarından sigortacı da sorumlu değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 07 Kasım 2024 tarihli kararına göre maddi zarardan öncelikle yüzde yirmi oranında hatır taşıması indirimi yapılarak kalan miktardan da davadan önce yapılan ödemenin güncellenmiş halinin düşülmesi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 24 Aralık 2024 tarihli kararına göre rücu hakkında davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden alacağın tamamına ödeme gününden itibaren faiz işletilmesi gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 04 Kasım 2024 tarihli kararına göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinden kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının, adlî yargıda görülmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26 Şubat 2025 tarihli kararına göre davacının uğradığı zarar miktarı bilirkişi raporuyla belirlenen miktar olduğundan tazminattan yapılacak indirimin de bu miktar üzerinden yapılması gerektiği açıktır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 02 Aralık 2024 tarihli kararına göre genel kabule göre çalışma hayatı aktif dönemin 60 yaşında sona ereceğinin kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12 Şubat 2025 tarihli kararına göre sorumluluk hükümleri nedeniyle neticeten reçete bedeli kendisi üzerinde kalan eczacı ancak suça konu eylemi gerçekleştiren kişilerden zararının tazmini talep edebilecektir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 04 Kasım 2024 tarihli kararına göre vefat etmiş kişi için vefat tarihi sonrası için de sakatlık tazminatı hesabı yapılarak bu doğrultuda karar verilmesi mümkün değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 25 Kasım 2024 tarihli kararına göre kaza tarihinde askerlik yaptığı değerlendirilen kişinin askerlik boyunca sağlıklı kişilerden daha fazla efor sarfedeceğinden sürekli iş göremezlik tazminatı isteyebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 24 Şubat 2025 tarihli kararına göre tazminat miktarlarının Tüketici Hakem Heyetinin parasal sınırı içerisinde bulunması halinde Tüketici Hakem Heyetlerince manevi tazminata da karar verilebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12 Şubat 2025 tarihli kararına göre talep edilen zarar miktarı, davalı tarafın vereceği bilgiler ve/veya tahkikat ile tespit edilebilecek nitelikte olduğundan belirsiz alacak davası açılabilir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 24 Aralık 2024 tarihli kararına göre asıl - alt işveren sıfatı olmayan zarara şahsi kusuruyla sebep olan üçüncü kişiler için uygulanması gereken zamanaşımı kuralı TBK 72 hükmü düzenlemesidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 08 Mayıs 2024 tarihli kararına göre karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açılacak davalar, zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 22 Ekim 2024 tarihli kararına göre somut olayda, ceza kanunlarının öngördüğü daha uzun zamanaşımı süresinin, zarar görenin desteğinden yoksun kalan mirasçıları yönünden de uygulanacağı dikkate alınmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20 Kasım 2024 tarihli kararına göre doğum tarihinde mevcut yeni doğan tarama programı uygulamasında özel hastanelerin doğan bebekten topuk kanı alma yükümlülüğünün olup olmadığı Mahkemece araştırılmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06 Kasım 2024 tarihli kararına göre daha önce yapılan kamulaştırma işleminin kesinleşen kadastro sonucu tapuya işlendiğinden işbu şerh tapu kaydında terkin edilmediği müddetçe tazminat talep edilemez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 21 Ekim 2024 tarihli kararına göre down sendromlu çocuğun, geriye dönük ötenazi isteminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebinde hukuki yarar bulunmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27 Kasım 2024 tarihli kararına göre taraflar arasındaki sözleşme tarihi itibariyle hesaplanan cezaî şartın davalı şirketin ekonomik mahvına neden olmayacağı gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02 Ekim 2024 tarihli kararına göre MKE, anonim şirkete dönüştürülmesi nedeniyle özel hukuk tüzel kişisi hâline geldiği anlaşıldığından aleyhine açılacak davalarda adli yargı görevlidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Eylül 2024 tarihli kararına göre davacı tam anlamıyla kendi kontrolündeki hesabından oğlunun hesabına, sahte imzayla gerçekleştirilen havale işlemi neticesinde zarara uğradığından banka sorumlu olmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Eylül 2024 tarihli kararına göre hâkimin takdir yetkisinde kalan tazminat talepleri yönünden Yargıtayın hükmü hatalı bulması hâlinde miktar bozması yerine hükmü düzelterek onama yetkisi bulunmamaktadır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 30 Mayıs 2024 tarihli kararına göre trafik kazalarından kaynaklı tazminat davalarında, sürekli iş göremezlik oranının tespitinde bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 19 Eylül 2024 tarihli kararına göre maddî anlamda eşinin ihtiyaçlarını karşılamama şeklindeki kusurlu davranış, davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18 Eylül 2024 tarihli kararına göre tespit raporuna itiraz edilerek alacağın tartışmalı hale getirilmesi ve zarar miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesinden dolayı belirsiz alacak davası açılabilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 28 Şubat 2024 tarihli kararına göre davacının amacı dışında seraları üretimde kullanmayarak fesih hakkını kullanmaması karşısında gelir kaybını ileri sürmesi, hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 12 Şubat 2024 tarihli kararına göre ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 23 Ocak 2024 tarihli kararına göre tahsilde tekerrüre sebep olunmaksızın aynı zarara iki ayrı davada hükmolunması olanaklıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Aralık 2023 tarihli kararına göre somut olay açısından teminatın iadesi için yazı yazmasının yeterli olmasına rağmen bundan ısrarla kaçınan hakimin tazminat sorumluluğu bulunmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 04 Haziran 2024 tarihli kararına göre davacının onamı olmaksızın kan ve idrar örneğinden narkotik test bakılıp henüz doğrulama sonuçları gelmeden sonucun işyerine açıklanması manevi tazminatı gerektirir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29 Mayıs 2024 tarihli kararına göre açık oransızlığın bulunduğu durumlarda anılan belge ibraname değil ancak makbuz niteliğindedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 02 Nisan 2024 tarihli kararına göre müterafik kusur indirimi, hakkaniyet indirimi olmadığından mahkemece kusur indirimi yapılması durumunda kısmen kabule ilişkin vekâlet ücreti hesaplanmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24 Nisan 2024 tarihli kararına göre bilinen son ücretler açısından doğru olan rapora itiraz etmeyen davacı taraf yeni araştırmalara göre ücretler değişmiş olsa da önceki raporla bağlıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28 Şubat 2024 tarihli kararına göre haksız fiilden kaynaklanan zararların tespitinde fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükteki mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28 Şubat 2024 tarihli kararına göre davacının kazadan sonra ağrı ve hissizlik gibi şikayetlerle yeniden tedavi görmesi bu durumun gelişen ve değişen bir durum olduğunu göstermez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07 Şubat 2024 tarihli kararına göre sorumluluk riski kapsamında olmayan desteğin tam kusuruyla kendi ölümüne neden olmadan kaynaklı destekten yoksun kalma zararından sigortacı da sorumlu değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 07 Şubat 2024 tarihli kararına göre müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24 Ocak 2024 tarihli kararına göre Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre tazminat hesabına esas alınacak kazanç kural olarak kişinin belirlenebilen gerçek kazancıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28 Şubat 2024 tarihli kararına göre somut olayda zararın kapsamının değil bedensel zararın niteliği ve unsurları öğrenildiğinden ıslah dilekçesindeki maddi tazminat zamanaşımına uğramamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06 Mart 2024 tarihli kararına göre devletin sorumluluğu için öncelikle bir zararın ve bu zararın tapu sicilinin tutulması veya kadastro işleminden doğması veya kaynaklanması gereklidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Şubat 2024 tarihli kararına göre şikâyet süresi geçirildiğinden ceza davasının açılamamış olması, bu davaya ilişkin zamanaşımı süresinin, tazminat davasına uygulanmasına engel değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Şubat 2024 tarihli kararına göre eylemin suç teşkil etmesi; cezai nitelik taşımasından hareketle mahkûmiyet veya takipsizlik kararı aranmaksızın ceza zamanaşımı uygulanacaktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06 Mart 2024 tarihli kararına göre meslekte kazanma gücü kayıp oranı zaman içerisinde değişmemişse de kontrol muayenesine gerek olmadığına karar verildiği anda zarar oluşmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28 Şubat 2024 tarihli kararına göre ileride yapılacak protez giderleri 2918 sayılı Kanunun 98 maddesi hükmünde belirtilen tedavi giderlerinden olmadığından SGK sorumlu tutulamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07 Şubat 2024 tarihli kararına göre zarar veya onun faili, uzamış zamanaşımının bitmesinden sonra öğrenilmişse dava, öğrenme tarihinden itibaren kısa zamanaşımı süresi içerisinde açılmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06 Mart 2024 tarihli kararına göre taşınmazın kuru tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında kapitalizasyon faiz oranının yüzde beş oranında uygulanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 17 Ocak 2024 tarihli kararına göre ortak çocukların olmamasından dolayı eşin gerekli tedavi girişimlerinde isteksiz davranması ve eşini bu süreçte yalnız bırakması manevi tazminatı gerektirir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07 Şubat 2024 tarihli kararına göre davalı kurumun kararlarından doğrudan zarar gören kişilerin de evleviyetle adli yargıdaki ihtisas mahkemelerinde dava açabileceği kabul edilmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Şubat 2024 tarihli kararına göre fazlaya ilişkin haklar saklı tutulup ıslahla artırım yapılsa bile dava açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığından kısmi dava olarak görülemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 31 Ocak 2024 tarihli kararına göre dava müteselsil sorumluluk esasına göre açıldığından, davalılar zararın tümünden sorumludur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 31 Ocak 2024 tarihli kararına göre somut olayda bedensel zararda değişen ve gelişen bir durum olmadığından tazminat istemi zamanaşımına uğramıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Şubat 2024 tarihli kararına göre bedensel zararın gelişim gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak bedensel zararın gelişiminin tamamlandığı tarihin esas
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24 Ocak 2024 tarihli kararına göre sözleşmeyle işyerinin boşaltılarak teslim edilmesi taahhüt edilmesine rağmen taahhüt yerine getirilmediğinden sözleşmede
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13 Aralık 2023 tarihli kararına göre kooperatifin aracı üçüncü kişiye uzun süreli kiraya vermesi nedeniyle işleten sıfatını haiz olmaması husumeti ortadan kaldırmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27 Aralık 2023 tarihli kararına göre hazinenin hâkimin hukuki sorumluluğu kapsamında destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu tutulması doğru değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27 Aralık 2023 tarihli kararına göre ortak çocuğu daha önce öldürmeye teşebbüs eden babaya yatılı olarak kişisel ilişki kuran hâkim, ortak çocuğun ölmesinden dolayı hukukî olarak sorumludur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Aralık 2023 tarihli kararına göre şirketin sırf sermaye şirketi olmasının adli yardım talebinin reddine gerekçe yapılması hâkimin tazminat sorumluluğunu doğurmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20 Aralık 2023 tarihli kararına göre alacak davasında Interpol tarafından arama kararının akıbetinin sorulması, hâkimin tazminat sorumluluğuna yol açmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20 Aralık 2023 tarihli kararına göre henüz peşin harç ve gider avansı dahi yatırılmadan ihtiyatî haciz talebinin kabulüne karar verilmesi hâkimin tazminat sorumluluğuna yol açmaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29 Kasım 2023 tarihli kararına göre davacının sadece mahkum olan davalının taşınmaz ve araçları elinden çıkardığından bahisle TBK 19 hükmünde dayanmaksızın dava
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Aralık 2023 tarihli kararına göre hâkimin tazminat sorumluluğunda zarar ancak tüm mal varlığının paraya çevrilip davacının alacağına kavuşamaması halinde ortaya çıkmış olacaktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Aralık 2023 tarihli kararına göre HMK 181 hükmü farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmü değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 15 Şubat 2023 tarihli kararına göre 2918 Sayılı Kanunun madde 97 ve 99 hükümlerine göre dava açmadan önce davalıya müracaat sonradan yargılama sırasında tamamlanamaz bir dava şartı eksikliğidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Ekim 2023 tarihli kararına göre kusurlu kiracının sözleşmeyi feshettikten sonra kiraya verenin daha fazla bedelle yeni kiracı bulmuş olmasından fayda sağlaması hakkaniyete uygun düşmez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 26 Nisan 2023 tarihli kararına göre erkeğin kadına yönelik ekonomik şiddet içeren davranışları kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 13 Temmuz 2023 tarihli kararına göre zorunlu trafik sigortacısı tarafından ödenen tazminatın kendi sigortalısından rücuen tahsiline ilişkin itirazın iptali davasında KTK 110 hükmü uygulanamaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 01 Haziran 2023 tarihli kararına göre erkek eşin, kadın eşin ailesiyle görüşmesini kısıtlaması kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10 Mayıs 2023 tarihli kararına göre boşanmanın eki niteliğinde olmayan maddi tazminat istemi hakkında aile mahkemesi tarafından nispi harcın