Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 10 Mart 2025 tarihli kararına göre mirasın hükmen reddi istemi açısından herhangi bir süre öngörülmemiş olup istem alacaklılara yönetilmelidir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 14 Mayıs 2025 tarihli kararına göre tanıklar, HMK 243 ve devamı maddeleri gereğince tekrar duruşmaya çağrılarak mirasbırakanın temlikteki gerçek iradesi açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 23 Aralık 2024 tarihli kararına göre taşınır taşınmaz yönünden ayrım yapılmak suretiyle anılı vasiyetnamenin Türkiye'de bulunan taşınmazlar yönünden iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28 Mayıs 2025 tarihli kararına göre vekaletin kötüye kullanılması ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davalarda kural olarak hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi yoktur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 15 Nisan 2025 tarihli kararına göre vasiyeti yerine getirme görevlisi sulh hukuk hâkiminden alacağı yetki ile vasiyetnamenin tenfizine yönelik işlemlerde bulunabilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 06 Mart 2025 tarihli kararına göre sabit tenkis oranı belirlenmeden kullanılan tercih hakkına dayanılarak hüküm verilmiş olması durumunda karşı taraf lehine kazanılmış bir hakkın doğduğundan bahsedilemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 28 Nisan 2025 tarihli kararına göre somut olayda, murisin taşınmazlarını bakım karşılığı ve minnet duygusu ile oğluna temlik ettiği, mirasçılardan mal kaçırma amacının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26 Şubat 2025 tarihli kararına göre murisin asıl irade ve amacının, tek oğlu olan ve ikinci evliliğini yapmayı planlayan oğluna dava konusu taşınmazı devrederek diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19 Şubat 2025 tarihli kararına göre tüm mirasçıları kapsar şekilde bir taksim işleminin olmaması, davalıların temlik sırasında yaşlarının küçük olması ve alım güçlerinin bulunmaması muvazaa iradesini göstermektedir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 11 Aralık 2024 tarihli kararına göre müteselsil borçlu mirasçıların borcunun, mirasçı alacaklının iç ilişkideki payı oranında ortadan kalkacağının kabulü gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 25 Aralık 2024 tarihli kararına göre murisin alacaklılarına mirasçıların mirası ret hakkından mahrum olduklarının tespiti davası açma imkanı tanınmıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 18 Kasım 2024 tarihli kararına göre takip mirasçılara yöneltilmeden borçluya ait olmayan taşınmaz üzerine haciz konması yasaya aykırı olup meskeniyet şikayetinde bulunulmasına da imkan yoktur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 04 Kasım 2024 tarihli kararına göre alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan mirasın reddi işlemi, tasarrufun iptali davasına konu olabilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 07 Kasım 2024 tarihli kararına göre davalı alacaklının, muristen alacağının kalmadığını bildirmesi karşısında mirasın hükmen reddinin tespiti isteminin reddine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 14 Ocak 2025 tarihli kararına göre mirasın reddi kararının kesinleşmesinden sonraki aşamada sanığın, kardeşine malı devretmesi şeklinde gerçekleşen eyleminde İİK 331 hükmündeki suç unsuru bulunmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12 Şubat 2025 tarihli kararına göre sulh hukuk mahkemesince iflâs hükümlerine göre gerçekleşen tasfiye sonucu arta kalan değerler için mirasbırakandan alacağı bulunanlar mirasçılara yönelterek dava açabilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 09 Ocak 2025 tarihli kararına göre intikale konu değerin cüzi bir miktar oluşturmadığı gözetilerek davacının bahsi geçen intikal işlemi ile terekeyi benimsediğinin kabulü gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26 Şubat 2025 tarihli kararına göre miras bırakanın geriye mal varlığı bırakması tek başına mal kaçırma iradesi olmadığını göstermez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 05 Kasım 2024 tarihli kararına göre mirası reddeden borçlunun yasal mirasçısı olması halinde ancak bu mirasçıların haczin kaldırılmasını isteme hakkı bulunmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 19 Aralık 2024 tarihli kararına göre mirasın gerçek reddi beyanı mahkemeye ulaştıktan sonra ret beyanından ancak mirasçıların tamamının muvafakatiyle veya reddin iptali davasının kabulü halinde dönülebilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 14 Kasım 2024 tarihli kararına göre davaya konu taşınmazların parsel numaralarının sonradan değişmiş olduğu anlaşılsa da kararın icrasının mümkün olduğu görülmüştür.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 07 Aralık 2023 tarihli kararına göre en yakın mirasçılar tarafından reddolunan mirasa ilişkin ihalenin feshi isteminde mirası reddeden mirasçıların hukuki yararları bulunmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11 Aralık 2024 tarihli kararına göre hükmü tümüyle ortadan kaldırır mahiyetteki usul bozmasına uyulması önceki kararla aynı şekilde hüküm tesis edilmesi yönünde bir usuli kazanılmış hak doğurmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 22 Ekim 2024 tarihli kararına göre feragat sözleşmesinin, belirli bir maldan feragat şeklinde yapılmasının önünde herhangi bir engel yoktur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27 Kasım 2024 tarihli kararına göre işlemde birlik ilkesine uygun şekilde düzenlenen resmî vasiyetname lehine yorum yapılması gerektiğinden vasiyetnamenin geçerli olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 14 Ekim 2024 tarihli kararına göre eldeki davaya konu edilen vasiyetname söz konusu tenkis davasında da dava konusu olmakla, tenkis davasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 10 Ekim 2024 tarihli kararına göre murisin ölümünden önce ve sonrasında davalının çekmiş olduğu bir para olup olmadığının tespiti ile mirasta istihkak hükümleri uyarınca değerlendirme yapılmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 01 Ekim 2024 tarihli kararına göre mirasın reddinin iptali davasındaki altı aylık hak düşürücü süre, mirasın reddinin özel kütüğe kaydedilmesi tarihinden itibaren başlamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09 Ekim 2024 tarihli kararına göre murisin mal satma yönünde hiçbir ihtiyacı yokken taşınmazını oğluna devretmesi ve bedeller arasında fahiş fark bulunması nedeniyle muris muvazaasının koşulları oluşmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06 Kasım 2024 tarihli kararına göre tanınması ve tenfizi istenen karar, mahkemenin kendi usul kurallarına göre vasiyetin açılması işlemi niteliğinde olup mahkeme kararı olmadığından kesinleştirilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 04 Nisan 2024 tarihli kararına göre murisin istediği kişi ile evlenmesine izin vermemesi üzerine murise darp girişiminde bulunmak ve mala zarar verme eylemlerini gerçekleştirmek ıskat sebebi olamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Eylül 2024 tarihli kararına göre mirasbırakanın iradesinin sakatlanması nedeniyle vasiyetname düzenlediği iddiasına yönelik tarafların gösterdikleri tüm deliller toplanıp değerlendirilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 16 Ekim 2024 tarihli kararına göre sağ kalan eş, intifadan men tarihinden kabul edilen özgüleme davasının kesinleşmesi tarihine kadar ecrimisil ile sorumludur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Eylül 2024 tarihli kararına göre TMK 512/3 hükmü, çıkarmanın yerinde olmadığını kabul eden mahkemeye davacı mirasçının saklı payını tespit ve tenkis yönünde inceleme yapma görevini yüklemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Eylül 2024 tarihli kararına göre salt vekâlet verenin iradesi hilafına hareket edildiğinden hareketle mirasçılıktan çıkarma koşullarının oluştuğunu kabul etmek hatalı olacaktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Eylül 2024 tarihli kararına göre somut olayda miras bırakanın işletmenin devamını sağlayabilmek için dava konusu dükkanları davalıya devrettiği savunması ispatlanamamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09 Ekim 2024 tarihli kararına göre vasiyetnamede murisin beyanının tanıkların önlerinde yapıldığına ilişkin ve vasiyetnamenin noter tarafından vasiyetçiye okunduğunu tevsik eden beyanları yer almalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12 Eylül 2024 tarihli kararına göre resmî senetlerin sahteliği ön sorun olarak ileri sürülemeyeceği gibi sahtelik konusunda ayrı bir sahtelik davası açılması gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 11 Eylül 2024 tarihli kararına göre murisin tanıklar önünde beyanda bulunduğu vasiyetname içeriği itibariyle anlaşıldığından bu husus iptal sebebi olarak kabul edilmemelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 13 Haziran 2024 tarihli kararına göre vasiyetnamenin tenfizi davasının görülebilmesi için vasiyetnamenin itiraza uğramaması, uğramışsa vasiyetnamenin iptali ile tenkisine dair davaların kesinleşmesi gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 23 Ekim 2023 tarihli kararına göre mirasın reddini talep edenin dava tarihinde vekilinin vekaletnamesinde özel yetki bulunmadığına yönelik itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu açıktır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 16 Ekim 2023 tarihli kararına göre hükmen ret davası hukuki niteliği itibarı ile bir menfi tespit ve borçtan kurtulma davasıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 16 Ekim 2023 tarihli kararına göre mirasın hükmen reddinde, terekenin bilinen borçları ile birlikte, muhtemel borçlarının da terekenin pasifi olarak kabulü gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 06 Haziran 2024 tarihli kararına göre mirastan ıskat edilen, muristen önce öldüğünden murisin mirasçısı sıfatını kazanamamış ve bu nedenle mirastan ıskat geçersiz hale gelmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 25 Ocak 2024 tarihli kararına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen gerçek ret beyanından dönme talebi ayrı bir davanın konusunu oluşturmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 03 Haziran 2024 tarihli kararına göre re'sen iflas hükümlerine göre terekenin tasfiye edilmesi gerektiğinden alacaklının duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle davanın açılma
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 03 Temmuz 2024 tarihli kararına göre muris muvazaasına dair davalarda murisin asıl irade ve amacı belirlenirken tarafların dayandıkları deliller her olayın kendi özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 29 Şubat 2024 tarihli kararına göre murisin vasiyetnameden rücu ettiğini öğrendiğine dair beyanla zamanaşımı süresi işlemeye başlamışsa da mülkiyetin tespitine ilişkin da
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06 Haziran 2024 tarihli kararına göre eldeki dava diğer mirasçıların paylarını kapsamayıp onlar adına da açılmadığından diğer mirasçıların yahut tereke temsilcisinin katılmasına olanak yoktur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24 Nisan 2024 tarihli kararına göre intifa hakkını uhdesinde tutarak çıplak mülkiyetin davalı Vakfa bağışlanması göz önünde bulundurulduğunda tasarruflar saklı payı zedelemek amacıyla yapılmıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 29 Haziran 2024 tarihli kararına göre muristen intikal eden taşınmazlar üzerinde haciz tarihinde borçlunun hissesi bulunmadığından kendisine ait hisse varmış gibi haciz konulması hatalı olmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 30 Nisan 2024 tarihli kararına göre vasiyetnamenin tenfizine ilişkin zamanaşımı süresi, vasiyetnamenin iptali davasında verilen ret kararının kesinleşmesiyle başlar.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29 Mayıs 2024 tarihli kararına göre murisin bakım ihtiyacının ağırlığı ve devredilen taşınmazların niteliğine göre tüm taşınmazların devredilmiş olmasında makul sınırın aşıldığından söz edilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 05 Şubat 2024 tarihli kararına göre mirasçılıktan çıkarmanın iptaline yönelik davada husumetin çıkarmadan yararlanan altsoya yöneltilmesi zorunludur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 05 Şubat 2024 tarihli kararına göre vasiyet alacaklılarının, vasiyet alacağını yasal mirasçılara ileri sürmesi için taşınmazın miras bırakan veya mirasçılar adına kayıtlı olması yeterlidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 15 Şubat 2024 tarihli kararına göre murisin tanıklar önünde beyanda bulunduğu vasiyetname içeriği itibariyle anlaşıldığından bu husus iptal sebebi olarak kabul edilmemelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06 Mart 2024 tarihli kararına göre davacıların kullandıkları yerleri devre hazır olduklarını bildirilmesi, murisin paylaştırma iradesini ortaya koyar.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 05 Mart 2024 tarihli kararına göre TMK 564 hükmüne göre seçme hakkının taşınmazın paylı mülkiyete dönüştürülmesi yönünde kullanılamayacağı belirtilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 19 Şubat 2024 tarihli kararına göre tenkis davalarında davacı ile davalı arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 05 Şubat 2024 tarihli kararına göre hak düşürücü sürenin varlığı halinde diğer vasiyetnamenin iptal sebeplerinin incelenmesine gerek bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 09 Ocak 2024 tarihli kararına göre en yakın mirasçıların mirasın reddi kararının kesinleşmesi halinde mahallin sulh hakimine durum bildirilerek miras iflas kurallarına göre tasfiye edilmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Şubat 2024 tarihli kararına göre somut olay açısından ara malikler kullanmak suretiyle yapılan temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu söylenemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 02 Kasım 2023 tarihli kararına göre vasiyetnamenin kendisine teslim edildiği ve gereğini yapmak üzere yetkili kılınan avukatın da davada dinlenmesinden sonra esasa dair incelemeler yapılmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 02 Kasım 2023 tarihli kararına göre amme alacağının şirketin malvarlığından tamamen tahsili mümkün ise davacıların borca batıklığın tespitini istemekte hukuki yararları bulunmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Şubat 2024 tarihli kararına göre ölünceye kadar bakım sözleşmelerinde bakıp gözetme borcunun kapsamını bakım alacaklısının hayatı boyunca oluşacak şartları tayin eder.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 05 Aralık 2023 tarihli kararına göre terekedeki bağımsız bölümle bankadan çekilen paraların mirasçılardan alınarak sınırlı yetkili vasiyeti yerine getirme görevlisine verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 11 Eylül 2023 tarihli kararına göre mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedildiğinin anlaşılması ile re'sen yapılması gereken işlemlerdendir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Şubat 2024 tarihli kararına göre devredilen taşınmazların toplam değerlerinin, geride kalan taşınmazın değerine olan oranı gözetildiğinde muris muvazaasının
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01 Kasım 2023 tarihli kararına göre davalının, bakım borçlusu kocasının borcunu ifa etmediği için sözleşmenin feshedilebileceğini ihalede en iyi bilmesi gereken kişi olduğunu kabulü gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 13 Aralık 2023 tarihli kararına göre davanın hasımsız açılması nedeniyle davanın kayyıma ihbar edilmesi veya kayyımın davaya dahil edilmesi kayyıma taraf sıfatı kazandırmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13 Aralık 2023 tarihli kararına göre murisin malvarlığının büyük bir bölümünü oluşturan malı intifa hakkını uhdesinde tutup mülkiyeti davalı kuruma bağışladığından saklı paylar ihlal edilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 18 Eylül 2023 tarihli kararına göre ölünceye kadar bakım sözleşmesi hakkında vasiyetnamenin açılıp okunmasına karar verilmesi sözleşmeye vasiyetname niteliği vermeyecektir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 09 Kasım 2023 tarihli kararına göre ilgililerin ölüm saatlerinin kesin olarak tespit edilememesi durumunda birlikte ölüm karinesi dikkate alınmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 27 Eylül 2023 tarihli kararına göre davacı tarafın miras bırakanın terekesi üzerinde davalı mirasçılar tarafından tasarrufta bulunduğu iddiasına ilişkin inceleme yapılmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Ekim 2023 tarihli kararına göre muris muvazaası davalarında, mirasbırakan tarafından yapılan temlikin muvazaalı ve terekeden mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispat yükü davacı tarafa aittir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 28 Eylül 2023 tarihli kararına göre mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması, ilgili kişinin mirasçılık belgesi istemesine engel değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06 Aralık 2023 tarihli kararına göre vasiyet alacaklısının ölüme bağlı tasarrufu öğrendiği tarihin, hazır olmayanlar için tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 22 Kasım 2023 tarihli kararına göre tenkis davasının varlığı muhdesatın aidiyeti tespiti davası için hukukî yarar dava şartını içermektedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 27 Kasım 2023 tarihli kararına göre mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse miras bırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 27 Eylül 2023 tarihli kararına göre dava dışı mirasçının yargılama sırasında ölümüyle davacı ile davalı aynı tereke içinde mirasçı olduklarından dava şartı noksanlığı ortadan kalkmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Ekim 2023 tarihli kararına göre satış bedelinin tapuda devir tarihinden önce başlayarak aralıklarla taksitler hâlinde ve elden paket içinde ödenmesi hayatın olağan akışına uygun olamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20 Eylül 2023 tarihli kararına göre taşınmazların intifa hakkı muris üzerinde bırakılmak suretiyle çıplak mülkiyetleri devredilmişse de bu durum muvazaayı perdelemeye yönelik bir işlemdir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13 Eylül 2023 tarihli kararına göre vekâlet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaasının hukuksal neden olarak bir arada veya terditli olarak ileri sürülmesi mümkündür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 22 Mart 2023 tarihli kararına göre somut olayda tasarrufun iptali davasında TMK 612 ve devamı maddeleri yanlış yorumlanarak alt soy mirasçıların davaya dahili hatalı olmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 11 Mayıs 2023 tarihli kararına göre davacı mirasçılar tarafından ödendiği ileri sürülen borç miktarı tereke pasifine göre cüzi bir miktar olduğundan terekeyi kabullenme olarak değerlendirilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27 Eylül 2023 tarihli kararına göre mirasbırakanın mal kaçırmak istemesi halinde geriye azımsanmayacak miktarda taşınmaz bırakması hayatın olağan akışına aykırıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22 Şubat 2023 tarihli kararına göre taşınmazın devir bedeli ile gerçek bedeli arasında iki buçuk kat fark bulunduğu sabit olduğundan temlik işleminin muvazaalı olduğu kanıtlanmıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 22 Mayıs 2023 tarihli kararına göre miras, sağ kalan eş ve çocuklar tarafından reddedildiğinden miras en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08 Şubat 2023 tarihli kararına göre somut olayda muris tarafından davalı gelinine satış suretiyle yapılan temlik diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 10 Nisan 2023 tarihli kararına göre tüketici işlemi sayılan banka kredisine dair hayat sigortalarında banka poliçe limitlerinde kredi alacağını öncelikle sigorta
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05 Temmuz 2023 tarihli kararına göre murisin yirmi üç yıl boyunca hakkın iadesini gerçekleştirmemesi hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 12 Temmuz 2023 tarihli kararına göre ivazlı mirastan feragat durumunda feragat eden mirasçı mirasçılık belgesinde yer almalı ve miras payının da kime
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 11 Mayıs 2023 tarihli kararına göre saklı paylı mirasçıların, saklı paylarını aşan kısım ile orantılı olarak tenkisten sorumlu olacaklarına ilişkin kurala uyulmalıdır.