YETKİSİ SONA EREN TEMSİLCİNİN VERDİĞİ VEKALETNAME İLE HAREKET EDEN VEKİLİN FERAGAT TALEBİ DE DİKKATE ALINAMAZ.
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/3760
KARAR NO : 2025/5027
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 27/03/2025 - 11/04/2025 (Ek Karar)
NUMARASI : 2025/52 - 2025/785
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı-şirket kayyımı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mustafa Özbek tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi şirket kayyımının icra mahkemesine başvurusunda; usulsüz tebliğ şikayeti ile birlikte takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, usulsüz tebliğ şikayeti yönünden talebin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin 01.10.2024 tarihi olarak düzeltilmesine, diğer talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, işbu karar üzerine şikayetçi şirketin -kayyım atanmadan önceki- yetkilisinin verdiği yetki ile hareket eden vekilinin davadan feragati üzerine ilk derece mahkemesince verilen ek karar ile feragat beyanı hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, şikayet olunan alacaklı tarafından ilk derece mahkemesinin hem asıl kararına hem de ek kararına karşı; şirketin kayyımı tarafından asıl karara karşı; şikayetçi şirketin-kayyım atanmadan önceki- yetkilisinin verdiği yetki ile hareket eden vekilin ise ek karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince verilen ek kararın kaldırılmasına karar verilerek davanın feragat nedeniyle reddine hükmedildiği, işbu karara karşı şirketin kayyımı tarafından temyiz yoluna başvurulduğu akabinde şikayetçi şirketin -kayyım atanmadan önceki- yetkilisinin verdiği yetki ile hareket eden vekilin temyizden feragat dilekçesi ibraz etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen 11.04.2025 tarihli ek kararla temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği, işbu ek kararında şirketin kayyımı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Sözlük anlamı olarak kayyım bir şeyi icra etmek, bir işi görmek, kaim olmak ya da yerine geçmek demektir.
Türk Hukuku bakımından kayyım, TMK’nın m. 426 vd. hükümlerinde aile hukuku kitabında, vesayet başlığı altında düzenlenmiş bir vesayet organı olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda kayyımlık kurumu hem gerçek ve tüzel kişilerin menfaatini hem de kamu yararını korumayı hedeflemektedir. TMK da kayyım, kendisine yüklenen görevin türüne göre ayrılmaktadır. TMK'da ki bu ayrıma göre kayyımlık, temsil kayyımlığı, yönetim kayyımlığı ve isteğe bağlı kayyımlıktır. Kayyımlık müessesesi her ne kadar gerçek kişilere yönelik kabul edilmiş bir kurum olsa da menfaatlerinin korunması gerektiği hallerde tüzel kişiler bakımından da söz konusu olabilecektir. Bu sebepten dolayı doktrinde kayyımlıkla ilgili hükümlerin yalnızca gerçek kişilere değil aynı zamanda tüzel kişilere de uygulanması gerektiği çoğunlukla kabul edilmektedir. Tüzel kişinin menfaatinin korunması gerektiği hususu bakımından anonim şirketlerden bir örnek verecek olursak, bir anonim şirketin temsili ve yönetiminde oluşan organ eksikliklerinin kendisini göstermesi halinde bu eksikliklerin giderilmesi hem şirket menfaatine hem de kamunun yararına olmaktadır.
Anonim şirketlerde kayyım atanmasına ilişkin şart ve koşullar TMK'nın 427/4 ve 6102 sayılı TTK'nın 530'uncu maddesinde düzenlenmiştir. TMK m. 427 uyarınca yönetim kayyımı, yönetim organına sahip olmayan anonim şirketler bakımından bu işlevi yerine getirmeye yönelik atanmış olan kayyımdır. Doktrindeki farklı bir tanım uyarınca ise yönetim kayyımı, yönetim yetkisinin tüzel kişinin organları tarafından kullanılmaması ya da yönetim yetkisinin başka bir şekilde gerçekleştirilmemesi durumunda atanan kişidir. (Anonim Şirketlere Kayyım Atanması ve Temsil Yetkisi-Araştırma Makalesi- Av. Hasan Berk TORAMAN)
Somut olayda, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/114 Esas, 2018/369 Karar nolu ve 24.10.2018 tarihli kararı ile, şirketin tek yetkilisinin hükümlü olarak cezaevinde bulunmasından dolayı şirket organsız kaldığından şikayetçi şirket aleyhine açılmış ve açılacak olan davalarda şirketi temsil etmek üzere kayyım atandığı işbu kararın 20.11.2018 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Yukarıda belirtilen karar ile temsil yetkisi kayyıma geçmiştir. Önceki temsilcinin yetkisi işbu karar ile sona erdiğinden önceki temsilcinin verdiği yetki ile hareket eden vekilin vekalet görevi de sona ermiş olacaktır.
Hal böyle olunca; yetkisi sona eren temsilcinin verdiği vekaletname ile hareket eden vekilin feragat talebi de dikkate alınamaz.
Buna göre; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 27.03.2025 tarihli ve 2025/52 Esas 2025/785 Karar sayılı asıl kararına yönelik şirket kayyım tarafından yapılan temyiz talebinin, şikayetçi şirketin -kayyım atanmadan önceki- yetkilisinin verdiği yetki ile hareket eden vekilin feragat beyanı doğrultusunda reddedilmesine ilişkin 11.04.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına oy birliği ile karar verildikten sonra Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 27.03.2025 tarihli ve 2025/52 Esas 2025/785 Karar sayılı asıl kararının temyizen incelenmesinde;
Yukarıda da yer verildiği üzere yetkisi sona eren temsilcinin verdiği vekaletname ile hareket eden vekilin feragat talebinin dikkate alınmayacağı gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin incelenmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince verilen ek kararın kaldırılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Şirket kayyımının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 27.03.2025 tarihli ve 2025/52 Esas 2025/785 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL M. ÇAMUR Dr. S. MUTTA A. AYAN Y. ÇİFTCİ
YETKİSİ SONA EREN TEMSİLCİNİN VERDİĞİ VEKALETNAME İLE HAREKET EDEN VEKİLİN FERAGAT TALEBİ DE DİKKATE ALINAMAZ.
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/3760
KARAR NO : 2025/5027
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 27/03/2025 - 11/04/2025 (Ek Karar)
NUMARASI : 2025/52 - 2025/785
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı-şirket kayyımı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mustafa Özbek tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi şirket kayyımının icra mahkemesine başvurusunda; usulsüz tebliğ şikayeti ile birlikte takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, usulsüz tebliğ şikayeti yönünden talebin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin 01.10.2024 tarihi olarak düzeltilmesine, diğer talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, işbu karar üzerine şikayetçi şirketin -kayyım atanmadan önceki- yetkilisinin verdiği yetki ile hareket eden vekilinin davadan feragati üzerine ilk derece mahkemesince verilen ek karar ile feragat beyanı hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, şikayet olunan alacaklı tarafından ilk derece mahkemesinin hem asıl kararına hem de ek kararına karşı; şirketin kayyımı tarafından asıl karara karşı; şikayetçi şirketin-kayyım atanmadan önceki- yetkilisinin verdiği yetki ile hareket eden vekilin ise ek karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince verilen ek kararın kaldırılmasına karar verilerek davanın feragat nedeniyle reddine hükmedildiği, işbu karara karşı şirketin kayyımı tarafından temyiz yoluna başvurulduğu akabinde şikayetçi şirketin -kayyım atanmadan önceki- yetkilisinin verdiği yetki ile hareket eden vekilin temyizden feragat dilekçesi ibraz etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen 11.04.2025 tarihli ek kararla temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği, işbu ek kararında şirketin kayyımı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Sözlük anlamı olarak kayyım bir şeyi icra etmek, bir işi görmek, kaim olmak ya da yerine geçmek demektir.
Türk Hukuku bakımından kayyım, TMK’nın m. 426 vd. hükümlerinde aile hukuku kitabında, vesayet başlığı altında düzenlenmiş bir vesayet organı olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda kayyımlık kurumu hem gerçek ve tüzel kişilerin menfaatini hem de kamu yararını korumayı hedeflemektedir. TMK da kayyım, kendisine yüklenen görevin türüne göre ayrılmaktadır. TMK'da ki bu ayrıma göre kayyımlık, temsil kayyımlığı, yönetim kayyımlığı ve isteğe bağlı kayyımlıktır. Kayyımlık müessesesi her ne kadar gerçek kişilere yönelik kabul edilmiş bir kurum olsa da menfaatlerinin korunması gerektiği hallerde tüzel kişiler bakımından da söz konusu olabilecektir. Bu sebepten dolayı doktrinde kayyımlıkla ilgili hükümlerin yalnızca gerçek kişilere değil aynı zamanda tüzel kişilere de uygulanması gerektiği çoğunlukla kabul edilmektedir. Tüzel kişinin menfaatinin korunması gerektiği hususu bakımından anonim şirketlerden bir örnek verecek olursak, bir anonim şirketin temsili ve yönetiminde oluşan organ eksikliklerinin kendisini göstermesi halinde bu eksikliklerin giderilmesi hem şirket menfaatine hem de kamunun yararına olmaktadır.
Anonim şirketlerde kayyım atanmasına ilişkin şart ve koşullar TMK'nın 427/4 ve 6102 sayılı TTK'nın 530'uncu maddesinde düzenlenmiştir. TMK m. 427 uyarınca yönetim kayyımı, yönetim organına sahip olmayan anonim şirketler bakımından bu işlevi yerine getirmeye yönelik atanmış olan kayyımdır. Doktrindeki farklı bir tanım uyarınca ise yönetim kayyımı, yönetim yetkisinin tüzel kişinin organları tarafından kullanılmaması ya da yönetim yetkisinin başka bir şekilde gerçekleştirilmemesi durumunda atanan kişidir. (Anonim Şirketlere Kayyım Atanması ve Temsil Yetkisi-Araştırma Makalesi- Av. Hasan Berk TORAMAN)
Somut olayda, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/114 Esas, 2018/369 Karar nolu ve 24.10.2018 tarihli kararı ile, şirketin tek yetkilisinin hükümlü olarak cezaevinde bulunmasından dolayı şirket organsız kaldığından şikayetçi şirket aleyhine açılmış ve açılacak olan davalarda şirketi temsil etmek üzere kayyım atandığı işbu kararın 20.11.2018 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Yukarıda belirtilen karar ile temsil yetkisi kayyıma geçmiştir. Önceki temsilcinin yetkisi işbu karar ile sona erdiğinden önceki temsilcinin verdiği yetki ile hareket eden vekilin vekalet görevi de sona ermiş olacaktır.
Hal böyle olunca; yetkisi sona eren temsilcinin verdiği vekaletname ile hareket eden vekilin feragat talebi de dikkate alınamaz.
Buna göre; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 27.03.2025 tarihli ve 2025/52 Esas 2025/785 Karar sayılı asıl kararına yönelik şirket kayyım tarafından yapılan temyiz talebinin, şikayetçi şirketin -kayyım atanmadan önceki- yetkilisinin verdiği yetki ile hareket eden vekilin feragat beyanı doğrultusunda reddedilmesine ilişkin 11.04.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına oy birliği ile karar verildikten sonra Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 27.03.2025 tarihli ve 2025/52 Esas 2025/785 Karar sayılı asıl kararının temyizen incelenmesinde;
Yukarıda da yer verildiği üzere yetkisi sona eren temsilcinin verdiği vekaletname ile hareket eden vekilin feragat talebinin dikkate alınmayacağı gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin incelenmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince verilen ek kararın kaldırılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Şirket kayyımının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 27.03.2025 tarihli ve 2025/52 Esas 2025/785 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL M. ÇAMUR Dr. S. MUTTA A. AYAN Y. ÇİFTCİ

