KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

MAHKEMECE VERİLEN İKİ HAFTALIK SÜRENİN, MAHKEMECE TAMAMLANMASI İSTENİLEN İŞLEMLERİN YERİNE GETİRİLMESİ İÇİN MÂKUL BİR SÜRE OLDUĞUNDAN BAHSEDİLEMEZ.

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2025/5147
Karar No      : 2025/7471

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       : 
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI                                 : 2025/1022 E., 2025/778 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 94 üncü maddesinde “Kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez” hükmü düzenlenmiştir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki ister kanun isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları beraberinde getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla geciken adaletin de bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.

Diğer yandan, kesin süreye ilişkin ara kararlar her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında verilen süre yeterli, yapılması gerektiği belirlenen işler için gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uymamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı, tarafları uyarmalıdır. Yine mahkemece verilen kesin sürenin, tarafın işlemi yerine getirmesini sağlayacak nitelikte yeterli ve makul bir süre olması gerekmektedir.

Davacı tarafından açılan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istemli davanın yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince, tensip tutanağı ile davacıya "... müteveffalar Abdurrahman, Hatice, Ali Paşa ve Zeliha'nın mirasçılık belgelerini dosyaya sunmak ve mirasçılarını davaya eklemek üzere 2 haftalık süre verilmesine, işbu tensip zaptının yetki belgesi yerine geçmesine, aksi takdirde HMK 114/1-d ve 115. madde gereğince taraf teşkilinin sağlanmaması sebebiyle davanın usulden reddedileceğinin ihtarına, (tebliği ile ihtarına)..." yine davacı yana; "... Ali Paşa G.'ün baba ve annesi olan Abdullah ve Zeynep ile Zeliha G.'ün baba ve annesi olan Rüstem ve Nesli'nin açık kimlik bilgilerini dosyaya sunmak, mezarlarını bildirmek, mirasçılarını davaya eklemek üzere 2 haftalık süre verilmesine, işbu tensip zaptının yetki belgesi yerine geçmesine, aksi takdirde HMK 114/1-d ve 115. madde gereğince taraf teşkilinin sağlanmaması sebebiyle davanın usulden reddedileceğinin ihtarına (tebliği ile ihtarına)..." şeklinde usulüne uygun şekilde ihtaratların yapılmasına rağmen belirtilen süre içerisinde Ali Paşa G.'ün, annesi ve babası olduğu iddia edilen Zeynep ve Abdullah ile Zeliha G.'ün annesi ve babası olduğu iddia edilen Rüstem ve Nesli'nin açık kimlik bilgileri ve veraset ilamlarının Mahkemeye sunulmadığı, bununla birlikte yine davacının davaya konu olan taşınmazların maliklerini belirtmeden davayı açtığı, davacı tarafça, davalı yanın taraf ehliyetindeki eksikliğin tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d ve 115/1-2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Yukarıdaki paragraflarda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında Mahkemece tensip zaptının tebliği ile başlayan 2 haftalık sürenin, Mahkemece tamamlanması istenilen işlemlerin yerine getirilmesi için mâkul bir süre olduğundan bahsedilemez. O halde Mahkemece, davacı tarafa yukarıda belirtilen ilke ve esaslar çerçevesinde eksik veraset ilamlarını sunması ve taraf teşkilini sağlaması için usulüne uygun şekilde oluşturulacak ihtar ile daha mâkul bir süre verilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde yatıran davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan V.              Üye                    Üye                       Üye                    Üye
Seydi Kahveci        Çetin Durak       Erdem Şimşek      Hatıran Alper       Şaban Kazdal