İCRANIN GERİ BIRAKILMASI KARARI OLMADIĞINDAN TEHİRİ İCRA SÜRECİ BAŞLADI, YAKINDA KARARI GELECEK GİBİ GEREKÇELERLE MEVCUT PARANIN ÖDENMEMESİ YÖNÜNDEKİ MEMUR İŞLEMİ AÇIKÇA HUKUKA AYKIRIDIR.
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/4604
KARAR NO : 2025/6611
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 22.04.2025
NUMARASI : 2025/395 - 2025/546
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi İpek Akdeniz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İlamlı icra takibinin kesinleşmesi üzerine alacaklının 11.11.2024 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru ile İİK’nın 89/1. maddesi uyarınca takip dosyasına ilgili bankalarca gönderilen paraların alacaklıya ödenmesi taleplerinin icra müdürlüğünce reddedildiğini, ancak bu ret kararlarının, icra müdürlüğünce verilen bir mehil belgesi ya da borçlular tarafından sunulan icranın geri bırakılmasına dair mahkeme kararı bulunmaması nedeniyle hatalı olduğunu ileri sürerek, müdürlüğün 08.11.2024 tarihli İİK 36 prosedürü başladığından mahkemece teminatın reddi veya kabulü hususunda bir karar verilene dek dosyadaki paraların alacaklıya ödenmemesi ve yine aynı tarihli ödeme yapılması talebinin reddi ile bankaya müzekkere yazılarak para üzerinde başkaca haciz bulunup bulunmadığının sorulmasına, gelen yazı cevabına göre işlem yapılmasına dair işleminin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, icra müdürlüğünün 08.11.2024 tarihinde, icranın geri bırakılması kararı getirmek üzere borçlulara süre vermeksizin, sadece borçluların mehil vesikası talebi üzerine takibi durdurma anlamına gelecek şekilde dosyaya gelen paraların alacaklıya ödenmemesi yönünde karar vermesinin hatalı ve şikayet tarihi itibariyle alacaklının şikayetinde haklı olduğuna işaret edilmekle birlikte, işbu şikayet tarihinden sonra 12.11.2024 tarihinde mehil vesikası alındığı ve ilgili icra mahkemesinin kararı ile takip konusu ilamın istinaf incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesiyle takip dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmesi talebinin konusuz kaldığı belirtilerek şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, tarafların istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İİK’nın 32. maddesinde; “Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı...” hüküm altına alınmıştır.
Şikayete konu takip dosyasının incelenmesinde; Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.9.2024 tarih ve 2022/420 E.-2024/558 K. sayılı alacak ilamına dayalı olarak ilamlı icra takibine başlandığı, örnek 4-5 numaralı icra emrinin borçlulara tebliğ edildiği ve İİK’nın 32. maddesinde öngörülen 7 günlük süre geçtikten sonra 30.10.2024 tarihinde takibin kesinleştiği, borçluların banka hesaplarına İİK’nın 89/1. maddesi gereğince haciz konulduğu, borçlular tarafından icra mahkemesine yapılan şikayette, icra dosyasındaki hacizli malların değerinin dosya borcunu karşılaması nedeniyle bunların teminat olarak kabulü gerekirken müdürlükçe takibin kesinleştirilmesi suretiyle hacizlerin uygulanmasının hatalı olduğu ileri sürülerek, icranın geri bırakılmasına karar verilmesinin ve bankalar tarafından İİK’nın 89/1. maddesi uyarınca dosyaya gönderilecek paraların alacaklıya ödenmemesinin talep edildiği, Bodrum 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 07.11.2024 tarih ve 2024-568 E.-2024/570 K. sayılı kararı ile şikayetin reddine hükmedildiği tespit edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; İİK’nın 89/1. maddesi gereğince haciz uygulanan hesaplardan QNB Bank A.Ş.’de bulunan 2.086.467,51 TL tutarındaki paranın, adı geçen banka tarafından 08.11.2024’te icra müdürlüğünün hesabına gönderildiği, borçluların mehil vesikası verilmesi talebi üzerine icra müdürlüğünün 08.11.2024 tarihli kararı ile teminat olarak kabulü istenen taşınmazların kıymet takdiri yapıldıktan sonra bankaca dosyaya gönderilen 2.086.467,51 TL para ve 6.590.000,00 TL bedelli teminat mektubunun teminat olarak kabulü hususunun mahkemeye sunulmasına, ayrıca İİK’nın 36. maddesi prosedürünün başlatıldığı belirtilerek, “mahkemece teminatın kabulü ya da reddi kararı verilene kadar” dosyadaki paraların alacaklıya ödenmemesine karar verildiği,
Yine alacaklı taraf 08.11.2024’te banka tarafından gönderilen paraların alacaklının hesabına aktarılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünün aynı tarihli kararında talebin reddedildiği görülmüştür.
İİK’nın 36. maddesi gereğince; icra mahkemesinden icranın geri bırakılması yönünde karar getirilmek üzere borçluya mühlet verilmesi halinde icra takibinin olduğu yerde duracağı tabi olmakla birlikte, 28.11.1956 tarih 15/15 sayılı YİBK ve YHGK'nın 17.03.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı gereğince; her dava açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanır. Sonradan gelişen, değişen olaylar değerlendirmeye katılamaz.
Takibin şekline göre icra müdürlüğünce yapılması gereken, İİK'nın 32. maddesi gereğince icra emri tebliğinden itibaren 7 gün içinde tehiri icra kararı sunulup sunulmadığı, sunulmadı ise cebri icraya devam edilerek, borçlunun menkul, gayrimenkul mallarının haczedilmesinden ibarettir. Şikayete konu takip dosyasında borçlulara 20.10.2024 tarihinde icra emri tebliğ olunduğu, süresinde cebri icraya devam edilmesine engel bir karar sunulmadığı; nihayet 08.11.2024 tarihinde icra dosyasına para geldiği, alacaklının da mevcut paranın ödenmesini talep ettiği; bu noktada yapılacak işlem takibin geldiği aşama ve borçlu tarafından sunulan bir tehiri icra kararı/icranın geri bırakılması kararı olmadığından mevcut paranın alacaklıya ödenmesinden ibarettir. Kanunda olmayan "tehiri icra süreci başladı. yakında kararı gelecek..." gibi keyfi gerekçelerle mevcut paranın ödenmemesi yönündeki memur işlemi açıkça hukuka aykırıdır.
Her ne kadar işbu şikayet tarihinden sonra 12.11.2024 tarihinde icra müdürlüğünce verilen mehil vesikası ve buna dayalı takibin durdurulması kararı ile Bodrum 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.11.2024 tarih ve 2024/1007 D. İş sayılı dosyasından verilen icranın geri bırakılması kararı mevcut ise de; gelinen aşama itibariyle söz konusu kararlar nedeniyle şikayetin konusuz kaldığından bahsedilemez. Zira; şikayetin konusu, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine dair müdürlük kararı olup, para halen veznede olduğundan şikayet tarihinden sonra verilen icranın geri bırakılmasına dair mahkeme kararı şikayeti konusuz bırakmaz.
Hal böyle olunca; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin gerekçeli kararlarında da isabetli şekilde işaret edildiği üzere, işbu şikayet tarihi ve şikayete konu müdürlük kararının verildiği tarih olan 08.11.2024 itibariyle takip dosyasında icra müdürlüğünce verilen bir mehil vesikası bulunmadığı, icra müdürlüğünün, İİK’nın 36. maddesi prosedürünün başlatıldığını belirtmek suretiyle mahkemece teminatın kabulü ya da reddi kararı verilene kadar dosyadaki paraların alacaklıya ödenmemesine karar verme yetkisi de olmadığı nazara alındığında, icra müdürlüğünce, icra veznesine İİK’nın 89/1. maddesi uyarınca giren ve şikayet konusu yapılan paraların alacaklıya ödenmemesinin yasal ve geçerli bir dayanağı bulunmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile şikayete konu icra müdürlüğü kararlarının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin konusuz kaldığından bahisle şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Şikayetçi alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 22.04.2025 tarih ve 2025/395 E. - 2025/546 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Bodrum 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 25.11.2024 tarih ve 2024/586 E. - 2024/618 K. sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre borçluların temyiz itirazlarının reddine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL M. ÇAMUR S. ÖZTEMİZ Dr. S. MUTTA A. AYAN
İCRANIN GERİ BIRAKILMASI KARARI OLMADIĞINDAN TEHİRİ İCRA SÜRECİ BAŞLADI, YAKINDA KARARI GELECEK GİBİ GEREKÇELERLE MEVCUT PARANIN ÖDENMEMESİ YÖNÜNDEKİ MEMUR İŞLEMİ AÇIKÇA HUKUKA AYKIRIDIR.
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/4604
KARAR NO : 2025/6611
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 22.04.2025
NUMARASI : 2025/395 - 2025/546
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi İpek Akdeniz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İlamlı icra takibinin kesinleşmesi üzerine alacaklının 11.11.2024 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru ile İİK’nın 89/1. maddesi uyarınca takip dosyasına ilgili bankalarca gönderilen paraların alacaklıya ödenmesi taleplerinin icra müdürlüğünce reddedildiğini, ancak bu ret kararlarının, icra müdürlüğünce verilen bir mehil belgesi ya da borçlular tarafından sunulan icranın geri bırakılmasına dair mahkeme kararı bulunmaması nedeniyle hatalı olduğunu ileri sürerek, müdürlüğün 08.11.2024 tarihli İİK 36 prosedürü başladığından mahkemece teminatın reddi veya kabulü hususunda bir karar verilene dek dosyadaki paraların alacaklıya ödenmemesi ve yine aynı tarihli ödeme yapılması talebinin reddi ile bankaya müzekkere yazılarak para üzerinde başkaca haciz bulunup bulunmadığının sorulmasına, gelen yazı cevabına göre işlem yapılmasına dair işleminin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, icra müdürlüğünün 08.11.2024 tarihinde, icranın geri bırakılması kararı getirmek üzere borçlulara süre vermeksizin, sadece borçluların mehil vesikası talebi üzerine takibi durdurma anlamına gelecek şekilde dosyaya gelen paraların alacaklıya ödenmemesi yönünde karar vermesinin hatalı ve şikayet tarihi itibariyle alacaklının şikayetinde haklı olduğuna işaret edilmekle birlikte, işbu şikayet tarihinden sonra 12.11.2024 tarihinde mehil vesikası alındığı ve ilgili icra mahkemesinin kararı ile takip konusu ilamın istinaf incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesiyle takip dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmesi talebinin konusuz kaldığı belirtilerek şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, tarafların istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İİK’nın 32. maddesinde; “Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı...” hüküm altına alınmıştır.
Şikayete konu takip dosyasının incelenmesinde; Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.9.2024 tarih ve 2022/420 E.-2024/558 K. sayılı alacak ilamına dayalı olarak ilamlı icra takibine başlandığı, örnek 4-5 numaralı icra emrinin borçlulara tebliğ edildiği ve İİK’nın 32. maddesinde öngörülen 7 günlük süre geçtikten sonra 30.10.2024 tarihinde takibin kesinleştiği, borçluların banka hesaplarına İİK’nın 89/1. maddesi gereğince haciz konulduğu, borçlular tarafından icra mahkemesine yapılan şikayette, icra dosyasındaki hacizli malların değerinin dosya borcunu karşılaması nedeniyle bunların teminat olarak kabulü gerekirken müdürlükçe takibin kesinleştirilmesi suretiyle hacizlerin uygulanmasının hatalı olduğu ileri sürülerek, icranın geri bırakılmasına karar verilmesinin ve bankalar tarafından İİK’nın 89/1. maddesi uyarınca dosyaya gönderilecek paraların alacaklıya ödenmemesinin talep edildiği, Bodrum 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 07.11.2024 tarih ve 2024-568 E.-2024/570 K. sayılı kararı ile şikayetin reddine hükmedildiği tespit edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; İİK’nın 89/1. maddesi gereğince haciz uygulanan hesaplardan QNB Bank A.Ş.’de bulunan 2.086.467,51 TL tutarındaki paranın, adı geçen banka tarafından 08.11.2024’te icra müdürlüğünün hesabına gönderildiği, borçluların mehil vesikası verilmesi talebi üzerine icra müdürlüğünün 08.11.2024 tarihli kararı ile teminat olarak kabulü istenen taşınmazların kıymet takdiri yapıldıktan sonra bankaca dosyaya gönderilen 2.086.467,51 TL para ve 6.590.000,00 TL bedelli teminat mektubunun teminat olarak kabulü hususunun mahkemeye sunulmasına, ayrıca İİK’nın 36. maddesi prosedürünün başlatıldığı belirtilerek, “mahkemece teminatın kabulü ya da reddi kararı verilene kadar” dosyadaki paraların alacaklıya ödenmemesine karar verildiği,
Yine alacaklı taraf 08.11.2024’te banka tarafından gönderilen paraların alacaklının hesabına aktarılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünün aynı tarihli kararında talebin reddedildiği görülmüştür.
İİK’nın 36. maddesi gereğince; icra mahkemesinden icranın geri bırakılması yönünde karar getirilmek üzere borçluya mühlet verilmesi halinde icra takibinin olduğu yerde duracağı tabi olmakla birlikte, 28.11.1956 tarih 15/15 sayılı YİBK ve YHGK'nın 17.03.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı gereğince; her dava açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanır. Sonradan gelişen, değişen olaylar değerlendirmeye katılamaz.
Takibin şekline göre icra müdürlüğünce yapılması gereken, İİK'nın 32. maddesi gereğince icra emri tebliğinden itibaren 7 gün içinde tehiri icra kararı sunulup sunulmadığı, sunulmadı ise cebri icraya devam edilerek, borçlunun menkul, gayrimenkul mallarının haczedilmesinden ibarettir. Şikayete konu takip dosyasında borçlulara 20.10.2024 tarihinde icra emri tebliğ olunduğu, süresinde cebri icraya devam edilmesine engel bir karar sunulmadığı; nihayet 08.11.2024 tarihinde icra dosyasına para geldiği, alacaklının da mevcut paranın ödenmesini talep ettiği; bu noktada yapılacak işlem takibin geldiği aşama ve borçlu tarafından sunulan bir tehiri icra kararı/icranın geri bırakılması kararı olmadığından mevcut paranın alacaklıya ödenmesinden ibarettir. Kanunda olmayan "tehiri icra süreci başladı. yakında kararı gelecek..." gibi keyfi gerekçelerle mevcut paranın ödenmemesi yönündeki memur işlemi açıkça hukuka aykırıdır.
Her ne kadar işbu şikayet tarihinden sonra 12.11.2024 tarihinde icra müdürlüğünce verilen mehil vesikası ve buna dayalı takibin durdurulması kararı ile Bodrum 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.11.2024 tarih ve 2024/1007 D. İş sayılı dosyasından verilen icranın geri bırakılması kararı mevcut ise de; gelinen aşama itibariyle söz konusu kararlar nedeniyle şikayetin konusuz kaldığından bahsedilemez. Zira; şikayetin konusu, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine dair müdürlük kararı olup, para halen veznede olduğundan şikayet tarihinden sonra verilen icranın geri bırakılmasına dair mahkeme kararı şikayeti konusuz bırakmaz.
Hal böyle olunca; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin gerekçeli kararlarında da isabetli şekilde işaret edildiği üzere, işbu şikayet tarihi ve şikayete konu müdürlük kararının verildiği tarih olan 08.11.2024 itibariyle takip dosyasında icra müdürlüğünce verilen bir mehil vesikası bulunmadığı, icra müdürlüğünün, İİK’nın 36. maddesi prosedürünün başlatıldığını belirtmek suretiyle mahkemece teminatın kabulü ya da reddi kararı verilene kadar dosyadaki paraların alacaklıya ödenmemesine karar verme yetkisi de olmadığı nazara alındığında, icra müdürlüğünce, icra veznesine İİK’nın 89/1. maddesi uyarınca giren ve şikayet konusu yapılan paraların alacaklıya ödenmemesinin yasal ve geçerli bir dayanağı bulunmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile şikayete konu icra müdürlüğü kararlarının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin konusuz kaldığından bahisle şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Şikayetçi alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 22.04.2025 tarih ve 2025/395 E. - 2025/546 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Bodrum 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 25.11.2024 tarih ve 2024/586 E. - 2024/618 K. sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre borçluların temyiz itirazlarının reddine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL M. ÇAMUR S. ÖZTEMİZ Dr. S. MUTTA A. AYAN

