BİRLİKTE İFADAN KASIT TESLİM VE ÖDEMENİN BİREBİR AYNI ANDA OLMASI DEMEK DEĞİLDİR.
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/3374
KARAR NO : 2025/5252
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 25/03/2025
NUMARASI : 2024/2317 - 2025/716
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Alişen Kaynar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Asıl ve birleşen davada şikayetçi borçluların kendilerine muhtıra gönderilmesine ilişkin icra müdürlüğü kararlarının iptalini talep ettikleri, İcra Mahkemesince her iki dosyada şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçilerin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak asıl ve birleşen dava yönünden şikayetin kabulü ile şikayete konu işlemlerin iptaline karar verildiği, alacaklının iş bu kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince; takibe dayanak ilamda birlikte ifaya hükmedilmiş olması sebebiyle ayıplı aracın fiilen ve hukuken teslim edilmesi ile ayıpsız araç bedeline ilişkin ödemenin birlikte aynı anda gerçekleşmesinin zorunlu olduğu ve buna göre takip dosyasında kıymet takdiri henüz kesinleşmediğinden aynı anda ifa kuralının uygulanabilmesi safhasının henüz gelmemiş olması nedeniyle bu aşamada araç ruhsat devrine ilişkin muhtıra çıkarılamayacağı gerekçesine dayanılmış ise de, birlikte ifadan kasıt teslim ve ödemenin birebir aynı anda olması demek değildir. Bu şekilde anlaşılması olayın mahiyetine de uygun değildir. Takip konusu ilam, karşılıklı edimleri içermekte olup, alacaklının takibe devam edebilmesi için kendi edimini yerine getirmesi gerekir. Ayrıca karşı edim alacaklısının, lehine olan edimin ifasını beklemek zorunda olmaksızın kendi edim borcunu derhal ifa etmesine herhangi bir engel yoktur. Alacaklının talebi ve talep doğrultusunda verilen şikayet konusu müdürlük kararı, alacaklı tarafın edimini yerine getirme yükümlülüğü çerçevesindedir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararı yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 25.03.2025 tarih ve 2024/2317 E. - 2025/716 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL G. HEYBET Dr. S. MUTTA A. AYAN Y. ÇİFTCİ
BİRLİKTE İFADAN KASIT TESLİM VE ÖDEMENİN BİREBİR AYNI ANDA OLMASI DEMEK DEĞİLDİR.
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/3374
KARAR NO : 2025/5252
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 25/03/2025
NUMARASI : 2024/2317 - 2025/716
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Alişen Kaynar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Asıl ve birleşen davada şikayetçi borçluların kendilerine muhtıra gönderilmesine ilişkin icra müdürlüğü kararlarının iptalini talep ettikleri, İcra Mahkemesince her iki dosyada şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçilerin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak asıl ve birleşen dava yönünden şikayetin kabulü ile şikayete konu işlemlerin iptaline karar verildiği, alacaklının iş bu kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince; takibe dayanak ilamda birlikte ifaya hükmedilmiş olması sebebiyle ayıplı aracın fiilen ve hukuken teslim edilmesi ile ayıpsız araç bedeline ilişkin ödemenin birlikte aynı anda gerçekleşmesinin zorunlu olduğu ve buna göre takip dosyasında kıymet takdiri henüz kesinleşmediğinden aynı anda ifa kuralının uygulanabilmesi safhasının henüz gelmemiş olması nedeniyle bu aşamada araç ruhsat devrine ilişkin muhtıra çıkarılamayacağı gerekçesine dayanılmış ise de, birlikte ifadan kasıt teslim ve ödemenin birebir aynı anda olması demek değildir. Bu şekilde anlaşılması olayın mahiyetine de uygun değildir. Takip konusu ilam, karşılıklı edimleri içermekte olup, alacaklının takibe devam edebilmesi için kendi edimini yerine getirmesi gerekir. Ayrıca karşı edim alacaklısının, lehine olan edimin ifasını beklemek zorunda olmaksızın kendi edim borcunu derhal ifa etmesine herhangi bir engel yoktur. Alacaklının talebi ve talep doğrultusunda verilen şikayet konusu müdürlük kararı, alacaklı tarafın edimini yerine getirme yükümlülüğü çerçevesindedir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararı yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 25.03.2025 tarih ve 2024/2317 E. - 2025/716 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL G. HEYBET Dr. S. MUTTA A. AYAN Y. ÇİFTCİ

