TENKİS DAVALARINDA TEREKE MEVCUDUNUN MAHKEMECE RE'SEN ARAŞTIRILMASI ZORUNLUDUR.
T.C.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2024/4725
Karar No : 2025/2611
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 02.05.2024
SAYISI : 2022/989 E., 2024/875 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; annesi Nuriye A.'nun 08.08.2019 tarihinde öldüğünü, Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/2141 Esas sayılı dosyası ile 05.11.2019 tarihinde okunan vasiyetnamenin kanunda öngörülen usullere uygun hazırlanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Gaziosmanpaşa 4. Noterliğinin 05.07.2010 tarih ve 12620 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesinin iptaline, vasiyetnamenin iptali talebi kabul edilmediği takdirde saklı payı oranında vasiyet edilen taşınmaz payının tapuda adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar Berker ve Hüseyin Mihver A. vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin, murisin sağlığında ve akli dengesi yerinde iken, iki tanık eşliğinde, hür iradesi ile son istek ve sözlerini içerecek şekilde düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkin olduğu, muris Nuriye A.'nun Gaziosmanpaşa ilçesi, Yıldıztabya Mahallesi, 17.7 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki 121/762 hissesini, Gaziosmanpaşa 4. Noterliğinin 05.07.2010 tarih ve 12620 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesi ile oğlu Aydoğan A.'na bıraktığı, murisin taşınmazdaki 12100/4398510 hissesinin karşılığının 121 m² olduğu, murisin 08.08.2019 tarihinde; vasiyetname lehdarının ise 27.08.2019 tarihinde vefat ettiği, davacının, murisin oğlu; vasiyet lehdarının ise aynı anne ve babadan olma kardeşi olduğu, bu sıfatla her ikisinin de mirasçısı olduğu, davacının saklı payının ihlal edildiği iddiasıyla vasiyetnamenin iptalini talep ettiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557. maddesinde vasiyetnamenin iptali sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, dava dilekçesinde anılan iptal hâllerinin ileri sürülmediği ve vasiyetnamenin iptalini gerektiren bir iddia ve delil sunulmadığı, söz konusu vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekle uygun yapıldığı, murisin baskı sonucunda vasiyetname düzenlediğine ilişkin duruşmadaki davacı beyanının, iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğu, davalıların bu duruma açık muvafakatlarının bulunmadığı, davacının, dava konusu vasiyetname ile saklı payının ihlal edildiğini ileri sürdüğü, muris Nuriye A.'na ait Gaziosmanpaşa 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/919 Esas ve 2019/644 Karar sayılı 28.08.2019 tarihli veraset ilâmına göre davacının miras payı 1/3 olup taşınmazdaki muris hissesi 121 m²'den davacıya düşen hisse 121/3 = 40,33 m² olduğu, vasiyet lehdarı olan Aydoğan A.'nun da davacının murisi olup Eyüpsultan 1. Noterliğinin 01.11.2019 tarihli ve 16987 yevmiye numaralı mirasçılık belgesine göre davacının miras payı 4/8 olup taşınmazdaki muris hissesinin121 m²'den davacıya düşen hisse 121/2 = 60,50 m² olduğu, dolayısıyla, vasiyetname sebebiyle, mevcut durumda, davacının saklı payının ihlal edilmediği gerekçesiyle tenkis talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 557. maddesinde vasiyetnamenin iptali sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı; "saklı payın ihlalinin" iptal sebepleri arasında sayılmadığına göre İlk Derece Mahkemesince davacının vasiyetnamenin iptali talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, davacının hem vasiyetname bırakan murisi Nuriye A.'nun hem de vasiyetname alacaklısı Aydoğan A.'nun mirasçı olmakla saklı payının zedelenmediği de anlaşıldığına göre tenkis talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde;
1. Gaziosmanpaşa 4. Noterliğinin 05.07.2010 tarih ve 12620 yevmiye numaralı vasiyetname düzenlenirken usulüne uygun sağlık raporu alınmadığını,
2. Muris annesinin kardeşi Aydoğan A. tarafından vasiyetnamenin doğuracağı sonuçlar konusunda aldatılıp korkutularak vasiyetname hazırlatıldığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve ikinci kademe tenkis istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bilindiği gibi; tenkis (indirim) davası, 4721 sayılı Kanun'un 560 ve 562. maddelerinde düzenlenen, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen gerek ölüme bağlı ve gerekse sağlararası kazandırmalarının kural olarak saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar tarafından mirasbırakanın tasarruf edebileceği sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu davalardandır. Bu yönüyle bakıldığında, tenkis davası, Miras Hukukuna özgü bir iptal davası olarak kabul edilmelidir (G.Antalya, Miras Hukuku, İstanbul, 2003, s.305). Tenkis davası, açıkladığımız sebeplerle saklı payın yaptırımıdır (H.Hatemi, Miras Hukuku, İstanbul, 2004, s.23).
Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar, önce ölüme bağlı tasarruflardan, bu yetmezse, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlararası kazandırmalardan yapılır (TMK.md.570).
Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi için, kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesi gerekir. Bunun için, tereke ile ilgili bütün kayıt ve belgeler dosyaya getirtilmelidir. Murisin, temlik dışı taşınmazların tapu kayıtları ve diğer belgeleri mahkemece re'sen tespit edilir (Yargıtay 2.HD.23.06.2005, 8487-9834).
Mirasbırakanın, saklı payı zedeleyip zedelemediği "net tereke" üzerinden hesaplanır. Net tereke ise, terekenin aktifinden terekenin pasifinin indirilmesi ile bulunur. Terekenin aktifi; mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı ile denkleştirmeye ve tenkise tâbi olarak yaptığı kazandırmalardır. Terekenin aktifini, temlik edilenler ile temlik dışı bırakılanlar oluşturmaktadır. Temlik edilenler ve temlik dışı olan taşınmazların mirasbırakanın ölüm tarihindeki değerine göre hesaplanır.
Saklı paya el atmanın doğru olarak belirlenmesi için mirasbırakana ait her türlü mal varlığı değerinin saptanması gerekir. Terekenin pasifini, 4721 sayılı Kanun'un 507/2 hükmünde açıklandığı gibi, mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazım giderleri, mirasbırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri terekeden indirilir. Net tereke, bu şekilde tespit edildikten sonra; davacıların, net tereke üzerinden miras payı bulunur ve daha sonra saklı payları belirlenir. Bu durumda, davanın, 4721 sayılı Kanun'un 565. maddesi gereğince, tenkis hükümlerine göre incelenmesi gerekir. Tenkiste, tasarrufa konu malın paylaşımı yönünden araştırma yapmak için sabit tenkis oranı belirlenmelidir.
Sabit tenkis oranı, 11.11.1994 gün ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile "tasarrufun tümünün değeri ile davalılara yapılan fazla teberru arasında kurulan orandır". Sabit tenkis oranı ile el atılan saklı payın, tasarrufun değerine oranı ile bunun her davalıya yapılan tasarruf tutarları yönünden ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Sabit tenkis oranında tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (MK.564) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm hâlinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir. Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde 4721 sayılı Kanun'un 564. maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir ki o zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 günlü ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca süratle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki fiyatlara göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin ödetilmesine karar verilmelidir.
Tenkis davalarında tereke mevcudunun (temlik içi - temlik dışı) mahkemece re'sen araştırılması zorunludur. Zira mirasbırakan adına olan tereke mevcudunun mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla değerinin tesbiti; gerek sabit tenkis oranının hesaplanması, gerekse ihlal edilen mahfuz hissenin belirlenmesi için zorunludur.
Her ne kadar Mahkemece saklı payların zedelenmeyeceğinden tenkis isteminin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmış ise de, vasiyetnamenin iptaline ilişkin istemin reddi kararı ile vasiyetname hâlen ayakta olacağından ve saklı payların ihlali söz konusu olabileceğinden, davacının terditli istemi olan tenkis hakkında inceleme ve araştırma yapılmadan, açıklanan gerekçeyle tenkis isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, açıklanan ilke ve esaslar dikkate alınarak, tenkis konusunda inceleme ve araştırma yapılması ve ondan sonra tenkis hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Davacının diğer temyiz itirazlarının reddine
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Başkan V. Üye Üye Üye Üye
Ayşe Tartıcı Çevikbaş Sevinç Türközmen Suat Arslan Cengiz Balıkçı Necmi Apaydın
TENKİS DAVALARINDA TEREKE MEVCUDUNUN MAHKEMECE RE'SEN ARAŞTIRILMASI ZORUNLUDUR.
T.C.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2024/4725
Karar No : 2025/2611
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 02.05.2024
SAYISI : 2022/989 E., 2024/875 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; annesi Nuriye A.'nun 08.08.2019 tarihinde öldüğünü, Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/2141 Esas sayılı dosyası ile 05.11.2019 tarihinde okunan vasiyetnamenin kanunda öngörülen usullere uygun hazırlanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Gaziosmanpaşa 4. Noterliğinin 05.07.2010 tarih ve 12620 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesinin iptaline, vasiyetnamenin iptali talebi kabul edilmediği takdirde saklı payı oranında vasiyet edilen taşınmaz payının tapuda adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar Berker ve Hüseyin Mihver A. vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin, murisin sağlığında ve akli dengesi yerinde iken, iki tanık eşliğinde, hür iradesi ile son istek ve sözlerini içerecek şekilde düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkin olduğu, muris Nuriye A.'nun Gaziosmanpaşa ilçesi, Yıldıztabya Mahallesi, 17.7 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki 121/762 hissesini, Gaziosmanpaşa 4. Noterliğinin 05.07.2010 tarih ve 12620 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesi ile oğlu Aydoğan A.'na bıraktığı, murisin taşınmazdaki 12100/4398510 hissesinin karşılığının 121 m² olduğu, murisin 08.08.2019 tarihinde; vasiyetname lehdarının ise 27.08.2019 tarihinde vefat ettiği, davacının, murisin oğlu; vasiyet lehdarının ise aynı anne ve babadan olma kardeşi olduğu, bu sıfatla her ikisinin de mirasçısı olduğu, davacının saklı payının ihlal edildiği iddiasıyla vasiyetnamenin iptalini talep ettiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557. maddesinde vasiyetnamenin iptali sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, dava dilekçesinde anılan iptal hâllerinin ileri sürülmediği ve vasiyetnamenin iptalini gerektiren bir iddia ve delil sunulmadığı, söz konusu vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekle uygun yapıldığı, murisin baskı sonucunda vasiyetname düzenlediğine ilişkin duruşmadaki davacı beyanının, iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğu, davalıların bu duruma açık muvafakatlarının bulunmadığı, davacının, dava konusu vasiyetname ile saklı payının ihlal edildiğini ileri sürdüğü, muris Nuriye A.'na ait Gaziosmanpaşa 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/919 Esas ve 2019/644 Karar sayılı 28.08.2019 tarihli veraset ilâmına göre davacının miras payı 1/3 olup taşınmazdaki muris hissesi 121 m²'den davacıya düşen hisse 121/3 = 40,33 m² olduğu, vasiyet lehdarı olan Aydoğan A.'nun da davacının murisi olup Eyüpsultan 1. Noterliğinin 01.11.2019 tarihli ve 16987 yevmiye numaralı mirasçılık belgesine göre davacının miras payı 4/8 olup taşınmazdaki muris hissesinin121 m²'den davacıya düşen hisse 121/2 = 60,50 m² olduğu, dolayısıyla, vasiyetname sebebiyle, mevcut durumda, davacının saklı payının ihlal edilmediği gerekçesiyle tenkis talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 557. maddesinde vasiyetnamenin iptali sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı; "saklı payın ihlalinin" iptal sebepleri arasında sayılmadığına göre İlk Derece Mahkemesince davacının vasiyetnamenin iptali talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, davacının hem vasiyetname bırakan murisi Nuriye A.'nun hem de vasiyetname alacaklısı Aydoğan A.'nun mirasçı olmakla saklı payının zedelenmediği de anlaşıldığına göre tenkis talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde;
1. Gaziosmanpaşa 4. Noterliğinin 05.07.2010 tarih ve 12620 yevmiye numaralı vasiyetname düzenlenirken usulüne uygun sağlık raporu alınmadığını,
2. Muris annesinin kardeşi Aydoğan A. tarafından vasiyetnamenin doğuracağı sonuçlar konusunda aldatılıp korkutularak vasiyetname hazırlatıldığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve ikinci kademe tenkis istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bilindiği gibi; tenkis (indirim) davası, 4721 sayılı Kanun'un 560 ve 562. maddelerinde düzenlenen, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen gerek ölüme bağlı ve gerekse sağlararası kazandırmalarının kural olarak saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar tarafından mirasbırakanın tasarruf edebileceği sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu davalardandır. Bu yönüyle bakıldığında, tenkis davası, Miras Hukukuna özgü bir iptal davası olarak kabul edilmelidir (G.Antalya, Miras Hukuku, İstanbul, 2003, s.305). Tenkis davası, açıkladığımız sebeplerle saklı payın yaptırımıdır (H.Hatemi, Miras Hukuku, İstanbul, 2004, s.23).
Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar, önce ölüme bağlı tasarruflardan, bu yetmezse, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlararası kazandırmalardan yapılır (TMK.md.570).
Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi için, kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesi gerekir. Bunun için, tereke ile ilgili bütün kayıt ve belgeler dosyaya getirtilmelidir. Murisin, temlik dışı taşınmazların tapu kayıtları ve diğer belgeleri mahkemece re'sen tespit edilir (Yargıtay 2.HD.23.06.2005, 8487-9834).
Mirasbırakanın, saklı payı zedeleyip zedelemediği "net tereke" üzerinden hesaplanır. Net tereke ise, terekenin aktifinden terekenin pasifinin indirilmesi ile bulunur. Terekenin aktifi; mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı ile denkleştirmeye ve tenkise tâbi olarak yaptığı kazandırmalardır. Terekenin aktifini, temlik edilenler ile temlik dışı bırakılanlar oluşturmaktadır. Temlik edilenler ve temlik dışı olan taşınmazların mirasbırakanın ölüm tarihindeki değerine göre hesaplanır.
Saklı paya el atmanın doğru olarak belirlenmesi için mirasbırakana ait her türlü mal varlığı değerinin saptanması gerekir. Terekenin pasifini, 4721 sayılı Kanun'un 507/2 hükmünde açıklandığı gibi, mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazım giderleri, mirasbırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri terekeden indirilir. Net tereke, bu şekilde tespit edildikten sonra; davacıların, net tereke üzerinden miras payı bulunur ve daha sonra saklı payları belirlenir. Bu durumda, davanın, 4721 sayılı Kanun'un 565. maddesi gereğince, tenkis hükümlerine göre incelenmesi gerekir. Tenkiste, tasarrufa konu malın paylaşımı yönünden araştırma yapmak için sabit tenkis oranı belirlenmelidir.
Sabit tenkis oranı, 11.11.1994 gün ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile "tasarrufun tümünün değeri ile davalılara yapılan fazla teberru arasında kurulan orandır". Sabit tenkis oranı ile el atılan saklı payın, tasarrufun değerine oranı ile bunun her davalıya yapılan tasarruf tutarları yönünden ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Sabit tenkis oranında tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (MK.564) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm hâlinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir. Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde 4721 sayılı Kanun'un 564. maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir ki o zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 günlü ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca süratle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki fiyatlara göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin ödetilmesine karar verilmelidir.
Tenkis davalarında tereke mevcudunun (temlik içi - temlik dışı) mahkemece re'sen araştırılması zorunludur. Zira mirasbırakan adına olan tereke mevcudunun mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla değerinin tesbiti; gerek sabit tenkis oranının hesaplanması, gerekse ihlal edilen mahfuz hissenin belirlenmesi için zorunludur.
Her ne kadar Mahkemece saklı payların zedelenmeyeceğinden tenkis isteminin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmış ise de, vasiyetnamenin iptaline ilişkin istemin reddi kararı ile vasiyetname hâlen ayakta olacağından ve saklı payların ihlali söz konusu olabileceğinden, davacının terditli istemi olan tenkis hakkında inceleme ve araştırma yapılmadan, açıklanan gerekçeyle tenkis isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, açıklanan ilke ve esaslar dikkate alınarak, tenkis konusunda inceleme ve araştırma yapılması ve ondan sonra tenkis hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Davacının diğer temyiz itirazlarının reddine
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Başkan V. Üye Üye Üye Üye
Ayşe Tartıcı Çevikbaş Sevinç Türközmen Suat Arslan Cengiz Balıkçı Necmi Apaydın

