KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

MİRASTAN İVAZSIZ FERAGAT SÖZLEŞMESİ, TASARRUFUN İPTALİ DAVASINA KONU OLABİLİR.

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

ESAS NO       : 2025/4714
KARAR NO    : 2025/8121

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L A M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ           :
 İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
TARİHİ                     : 19/04/2022
NUMARASI             : 2019/4698 - 2022/763

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sevilay Bağkesen tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Koray Ç.'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun değeri düşük bir gayrımenkul dışında başkaca malvarlığı bulunmadığını, diğer davalıların davalı borçlunun anne-babası olduğunu, onlardan kalacak mirastan, feragat edildiğinin öğrenildiğini beyan ederek İİK madde 280 kıyasen uygulanmak suretiyle Kadıköy 7. Noterliğinin 12.09.2014 tarih ve 14948 ve 14949 yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmelerinin iptali, vekalet ücreti ile birlikte yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça davalılar arasında akdedilen mirastan feragat sözleşmesinin iptali (tasarrufun iptali) talep edilmiş ise de mirastan feragat sözleşmesi ölüme bağlı tasarruf olup, mirasından feragat edilen murisin ölümü ile hüküm ifade edeceği, henüz bu şartın gerçekleşmediği, davacı açısından da menfaat şartının bulunmadığı, davacının bu aşamada dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

1- Tasarufun iptali davasının konusu, borçlunun yaptığı satış, bağış, başkası lehine ipotek tesis edilmesi veya ticari işletmenin devri olabileceği gibi borçlunun malvarlığının artışını önleyici bir tasarruf işlemi de olabilir. Bu husus daha geniş ifade ile İİK 'nun 280/1 maddesinde "borçlunun alacaklılara zarar verme kasdı ile yaptığı tüm işlemler" şeklinde düzenlenmiştir.

Borçlunun kendi adına kayıtlı mallar üzerinde tasarruf yapması ve bu tasarruflar için iptal davası açılması mümkün olduğu gibi borçlunun mamelekinin aktif bölümünü azaltıcı işlemler yapması ya da aktifini artırıcı işlemleri yapmaması da tasarrufun iptal davalarına konu yapılabilir.

Somut olayda; davalı borçlu Koray Ç.'ın, annesi Gülen Ç.'dan ve davalı babası Öner Ç.’dan kalacak mirası Kadıköy 7. Noterliği tarafından düzenlenen 12.09.2014 tarihli 14948 ve 14949 yevmiyeli mirastan feragat sözleşmesi ile reddettiği anlaşılmıştır.

Türk Medeni kanunun 528. maddesi; "mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir.

Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder.

Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur." hükmüne haizdir.

Mirastan feragat sözleşmesi, henüz doğmamış olan miras hakkına ilişkin sonuçlar doğuracak nitelikte bir sözleşmedir.

Mirastan feragat sözleşmesinin ivazsız gerçekleştirilmesi halinde, feragat edenin altsoyunun miras hakkı, feragat eden mirasçı mirasbırakandan önce ölmüş gibi devam eder. Yani feragat edenin miras hakkı kendi altsoyuna geçer.

Dava konusu mirastan feragat sözleşmeleri incelendiğinde; sözleşmelerin ivazsız yapıldığı, davalı borçlunun alt soyunun bulunduğu, davalı borçlunun alacaklılarından tereke mallarını kaçırmak üzere yapılan muvazaalı işlemler olduğu ve davalılar arasında mirastan feragat edecek geçerli bir sebebin de ileri sürülmediği, borçlu davalının mal varlığına girmesi gereken miras payından feragat edilerek bu miras payından alacaklıların alacağını tahsil etmesinin engellendiği anlaşılmıştır.

Mahkemece, İİK 277 ve devamına göre dosyanın incelenilerek karar verilmesi gerekirken Davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2- Bozma nedenine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK 373/1 maddesi uyarınca, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan V.         Üye                    Üye                    Üye                 Üye
M. ÇAMUR       Dr. Ş. KELEŞ     S. ÖZTEMİZ      M. T. UYAR     Y. ÇİFTCİ

İÇTİHAT YORUMU : “İsviçre Federal Mahkemesi, 12.06.2025 tarihli (BGer 5A_456/2024 E. 4.4.4., 4.5.) Kararı ile ivazsız feragatin, SchKG Art. 288 Abs. 1 (İİK m. 280/1) hükmü anlamında, tasarrufun iptali davasına konu olamayacağına karar vererek 16.05.2012 tarihli (BGE 138 III 497) Kararı’nda açık bıraktığı kapıyı artık kapatmıştır.

Bu durumda, kanımızca, İsviçre Federal Mahkemesi’nin, 16.05.2012 tarihli (BGE 138 III 497) Kararı’nın incelendiği çalışmayı referans alan Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin bundan sonra içtihatını değiştirmesi gerekecektir.” (KARAMERCAN, Fatih, Mirasın Reddi ve İcra Takibine Etkisi, Güncellenmiş ve Genişletilmiş 2. Baskı, Ankara, 2026, s. 238)