KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

KARŞILIKSIZ ÇIKAN VE MUHATAP BANKA TARAFINDAN ÖDENMEYEN ÇEKE DAYALI ŞİRKETE BAŞVURMADAN KEŞİDE TARİHİNDE YETKİSİZ TEMSİLCİYE KARŞI İHTİYATÎ HACİZ KARARI VERİLEMEZ.

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2026/1911
Karar No      : 2026/2742

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ 
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR 

Y A R G I T A Y   İ L  M I

I. BAŞVURU                   

Başvurucu Avukat Emin Cihan İskender 19.01.2026 tarihli dilekçesinde; müvekkilinin 23.08.2025 tarihli, 790.000,00 TL bedelli çeke dayalı kambiyo takibi başlattığını, keşideci şirket temsilcisi Mustafa Celalettin S.'nın 02.07.2025 tarihinde şirket hisselerini devrettiğini, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırıldığını, takip konusu çekin tanzim tarihinin daha sonraki bir tarih olması nedeniyle Mustafa Celalettin S.'nın yetkisiz olduğu bir dönemde keşideci şirket L.C. Hidrolik Makine San. Ltd. Şti. adına çeki imzalayarak şahsen borçlu konuma geçtiğini, bu kişi tarafından ilgili çekteki imzaya itiraz edilmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 818/1-c hükmü gereğince çeklere de uygulanan "yetkisiz imza" kenar başlıklı 678. maddesi hükmüne uygun olarak İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati hacze ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olarak Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce kaldırıldığını, bu karar ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 15.02.2018 tarih, 2017/777 E. ve 2018/107 K. sayılı kararı ile çelişki oluştuğunu belirterek çelişkinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin anılan kararı yönünde giderilmesini talep etmiştir.

II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 16.02.2026 tarihli ve 2026/1 Uyuşmazlık E., 2026/1 Uyuşmazlık K. sayılı kararı ile; çekin keşide tarihi itibariyle tüzel kişilik temsilcisinin yetkisiz temsilci durumuna düşmesi durumunda TTK'nın 678. maddesi kapsamında sorumluluğu nedeniyle yetkisiz temsilci aleyhine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257 ve devam eden maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilip verilmeyeceği hususunda Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında çelişki bulunduğu, ihtiyati haciz talep eden tarafından ihtiyati hacze konu çekin keşide tarihi itibariyle keşideci şirketin eski yöneticisi tarafından imzalanması nedeniyle şahsen sorumlu olduğu gerekçesiyle aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, keşideci şirket aleyhine herhangi bir talebin bulunmadığı, yetkisiz temsile ilişkin keşideci şirket tarafından ileri sürülmüş bir iddianın olmadığı, çekin ileri tarihli düzenlenip düzenlenmediği, ileri tarihli düzenlenmiş olması hâlinde keşidecinin veya çekte imzası bulunan eski temsilcinin şahsen sorumlu olup olmadığının yargılama sonucu ortaya çıkacağı, ileri tarihli çek düzenleme imkanı görmezden gelinerek yetkisiz temsile ilişkin TTK'nın 678. maddesi kapsamında şirket eski yöneticisi aleyhine ihtiyati haciz talebinin kabulü için gerekli şartların varlığından bahsedilemeyeceği, yaklaşık ispatın sağlanamadığı bildirilerek uyuşmazlığın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin kararı doğrultusunda giderilmesi için dosyanın Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR

A. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 21.11.2025 tarihli, 2025/1830 E. ve 2025/1440 K. sayılı kararıyla, uyuşmazlıkta 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257. ve 258. maddelerinde belirtilen ihtiyati haciz talebinin kabulü için gerekli şartların oluşmadığı, yaklaşık ispatın sağlanamadığı, talep eden tarafça ileri sürülen hususların yargılamayı gerektirdiği, Mahkemece itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile itirazın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince çekte keşide tarihi itibariyle şirket yetkilisi olmayan kişi hakkında TTK'nın 678. maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararlarının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 15.02.2018 tarihli, 2017/777 E. ve 2018/107 K. sayılı kararıyla, ihtiyati haciz kararına itiraz edenin esas olarak, çekin ileri tarihli düzenlendiğini, fiilen düzenlendiği tarihte çeki düzenleyen şirketi temsile yetkili bulunduğunu, ancak görevinin daha sonra sonlandığını, çek üzerinde yazılan keşide tarihi ve bankaya ibraz edilen tarih itibariyle şirketi temsil yetkisinin olmadığını, bu itibarla çekten dolayı sorumlu ve borçlu olmadığını öne sürdüğü, çekin üzerindeki keşide tarihi itibariyle yetkisiz temsilci tarafından keşide edilmesi nedeniyle çeki keşide edenin sorumluluğunun muhatap tarafından kabul edilmediği, çekten dolayı ihtiyati haciz talep edenin çekin lehdarı olduğu, ihtiyati haciz talebine esas tutulan çekin, dosyada bulunan fotokopisine göre karekodlu bir çek olmadığı, ihtiyati haciz talep eden lehdarın, çekin karekodsuz oluşu ve karekodlu çeklere ilişkin madde hükmünün yürürlüğe gireceği tarih itibariyle de keşidecinin sorumluluğuna gidemediği, TTK'nın 678. maddesine göre temsile yetkili olmadığı halde temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişinin, o poliçeden dolayı bizzat sorumlu olacağı, ihtiyati hacze itiraz eden, çekin fiili düzenleme tarihi itibariyle yetkili olsa da, üzerinde yazan keşide tarihi itibariyle temsile yetkili olmamasından hukuken sorumlu tutulacağı, çekin fiilen düzenlendiği öne sürülen tarih itibariyle yetkili olduğu kabul edilen tüzel kişilik temsilcisinin, çekin üzerinde yazılı tarih itibariyle yetkisiz temsilci durumuna düştüğü, bu durumdaki bir şahıs aleyhine İİK'nın 257. maddesinde yazılı ihtiyati haciz kararı verilme koşullarının oluştuğu, zira çeki tüzel kişilik adına düzenleyen temsilcisinin çekin üzerine attığı tarih itibariyle yetkisiz temsilci konumuna düşmesinin sorumluluğunun TTK'nın 678. maddesine göre kendisine ait olduğu, öne sürdüğü sebeplerin ancak İİK'nın 72. maddesine göre açılabilecek bir menfi tespit davasında tartışılabileceği, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Uyuşmazlık

Uyuşmazlık, şirket adına tanzim edilen ancak karşılıksız çıkan veya muhatap banka tarafından bedeli ödenmeyen çeke dayalı, şirkete başvurmadan doğrudan TTK'nın 678. maddesi hükmü uyarınca keşide tarihinde yetkili olmayan temsilciye (yetkisiz temsilciye) karşı ihtiyati haciz talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

B. İlgili Hukuk

Bölge Adliye Mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 35. maddesinde yer alan düzenlemedir.

C. Değerlendirme

5235 sayılı Kanun'un 35. maddesi; "Bölge Adliye Mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulu kendi aralarında toplanır ve aşağıdaki görevleri yaparlar:

...

...

3. Re'sen veya Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda Bölge Adliye Mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir Bölge Adliye Mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek, ..." düzenlemesini içermektedir.

İhtiyati haciz İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiş olup anılan madde hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve vadesi gelmiş bir para borcunun bulunması gerekmektedir.

TTK'nın 818/1-c maddesi hükmü gereğince çeklerde de uygulanacak aynı Kanun'un "yetkisiz imza" başlıklı 678. madde hükmü, "Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir." düzenlemesini içermekte olup bu hükme göre yetkisiz temsilciye başvurmak için temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilci sıfatıyla ya da yetkisini aşarak temsilci sıfatıyla bir çeke imza koyması gerekmektedir.

Muhatap banka tarafından çekteki keşideci imzasının çekin keşide tarihi itibariyle yetkili temsilciye ait olmadığı gerekçesiyle ya da çekin karşılığının hesapta bulunmaması nedeniyle yetkili hamile para ödenmemiş olsa bile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) yetkisiz temsile ilişkin 46/1. maddesi hükmü uyarınca temsil olunanın (şirketin) işleme sonradan icazet vermesi, başka bir deyişle işlemi onamasının mümkün olduğu göz önüne alındığında, TTK'nın 678. madde hükmünde açıklanan şartlar gerçekleşmeden doğrudan yetkisiz temsilci hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi doğru olmadığı gibi ihtiyati haciz talebine konu çek/çekler şirkete ait olup muterize ait imzanın da şirket adına atıldığı gözetildiğinde ancak bir alacak davasına konu hususların tartışılabileceği bir durumda yetkisiz temsilci hakkında doğrudan ihtiyati haciz kararı verilmesi isabetli bulunmadığından aşağıdaki şekilde uyuşmazlığın giderilmesine karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

1. Şirket adına tanzim edilen ve ancak karşılıksız çıkan veya muhatap banka tarafından bedeli ödenmeyen çeke dayalı, şirkete başvurmadan doğrudan TTK'nın 678. maddesi hükmü uyarınca keşide tarihinde yetkili olmayan temsilciye (yetkisiz temsilciye) karşı ihtiyati haciz talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanan uyuşmazlıkta, talep eden tarafça ileri sürülen hususların yargılamayı gerektirmesi, yaklaşık ispatın gerçekleşmemesi, yetkisiz temsile ilişkin TBK'nın 46/1 maddesi hükmü uyarınca temsil olunanın (şirketin) işleme sonradan icazet verme ihtimalinin bulunması, TTK'nın 678. maddesi hükmündeki şartların gerçekleşmemesi nedeniyle İİK'nın 257. maddesine göre İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLEMEYECEĞİNE, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine,

2. Dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,

3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,

07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Başkan                         Üye                  Üye                    Üye                           Üye   
Dr. Orhan Sekmen       Ömür Topaç       İsmail Yavuz      Döndü Deniz Bilir      Okan Albayrak

BİLGİ : Son yıllarda hem uyuşmazlığın giderilmesi kararlarının birçoğunda, hem de içtihatların birleştirilmesi kararlarının hepsinde başvurucunun kimliği belirtilmemektedir. Kanımızca, kararın çıkmasında emeği geçen kişinin kararda belirtilmemesinin hiçbir gerekçesi olamaz. Umarız ki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin başlatmış olduğu bu uygulamaya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nden sonra diğer hukuk daireleri ve Yargıtay Birinci Başkanlığı katılır.