İKİ MAHKEMECE VERİLEN GÖREVSİZLİK KARARLARI, KANUN YOLUNA BAŞVURULMAKSIZIN KESİNLEŞİRSE YARGI YERİNİN BELİRLEMESİ KOŞULLARI OLUŞACAĞINDAN GÖREVLİ VEYA YETKİLİ MAHKEME BELİRLENMELİDİR.
T.C.
YARGITAY
5. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2026/12012
Karar No : 2026/11786
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
(BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu
SAYISI : 2026/9 Esas
I. BAŞVURU
Başvurucu Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 14.04.2026 tarihli yazısında; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 13.03.2026 tarihli ve 2026/708 Esas, 2026/296 Karar sayılı kesin nitelikteki kararıyla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli ve 2025/2313 Esas, 2025/1888 Karar sayılı ve Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 03.03.2026 tarihli ve 2026/125 Esas, 2026/356 Karar sayılı kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu aracılığı ile talep hakkında karar alınmak üzere dava dosyasının Yargıtay'ın ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesini talep etmiştir.
II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu 29.04.2026 tarihli ve 2026/9 Esas sayılı kararı ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 13.03.2026 tarihli ve 2026/708 Esas, 2026/296 Karar sayılı kesin nitelikteki kararıyla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli ve 2025/2313 Esas, 2025/1888 Karar sayılı ve Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 03.03.2026 tarihli ve 2026/125 Esas, 2026/356 Karar sayılı kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunduğunu belirterek, aynı yerde bulunan Asliye Hukuk Mahkemeleri arasında "iş dağılımı" ilişkisi bulunduğundan merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmadığı, uyuşmazlığın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin kararında belirtilen esas çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği görüşü ile uyuşmazlığın çözümü için Yargıtay 5. Hukuk Dairesine başvurulmasına karar verilmiştir.
II. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
A. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 13.03.2026 Tarihli ve 2026/708 Esas, 2026/296 Karar Sayılı Kararı
1. Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 12.09.2025 tarihli ve 2025/313 Esas, 2025/365 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, davacının ürün alımı yapan tüketici, davalı şirketin ise fide satımı yapan ve bunu meslek edinen satıcı konumunda olduğu, uyuşmazlığın çözüm yerinin ise Tüketici Mahkemelerinin görevi içerisinde olduğu, Hâkimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 1236 nolu kararı ile ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi yönünden alınan karar uyarınca tüketici mahkemesinin kurulmadığı veya yargı çevresinin bu mahkemelerin bulunduğu mahallere bağlanmadığı yerlerde tüketici mahkemesinin görev alanına giren dava ve işlere dört veya daha fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı asliye hukuk mahkemesinin bakmasına karar verildiği, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesi gerektiğinin bildirildiği, davanın 6502 sayılı Kanun'dan kaynaklanan davalardan olduğu ve Tüketici Mahkemesi sıfatıyla Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
2. Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 23.01.2026 tarihli ve 2025/301 Esas, 2026/33 Karar sayılı kararı ile, somut olayda davacının davalı şirketten yüksek miktarlarda (4066 adet Odipus cinsi, 1248 adet Starbursta cinsi ve 6720 adet 502 cinsi) karpuz fidesi satın aldığı, davacının yetiştirici olduğunun ve ticari amaçla hareket ettiğinin hem taraflar arasındaki sözleşmeden ve hem de dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı, sözleşme ilişkisinin temelindeki işlemin tüketici işlemi olmadığı, davacının 6502 sayılı Kanun'da tanımı yapılan "tüketici" sıfatını taşımadığı, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığının anlaşıldığından uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dosya yargı yerinin belirlenmesi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) "Hukuk Mahkemelerinin Kuruluşu" başlıklı 5 inci maddesinin 17.04.2013 tarihli ve 6460 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesinin oluşturulabileceği, bu dairelerin numaralandırılacağı, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımının Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebileceği, bu kararların Resmi Gazete'de yayımlanacağı, dairelerin, tevzi edilen davalara bakmak zorunda olduğunun düzenlendiği, görüldüğü üzere, bu fıkra hükmünde de açıkça, bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki "iş dağılımı"ndan bahsedildiği; iş dağılımını belirleme yetkisinin ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna verildiği ve dairelerin, belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda olduklarının hükme bağlandığı, somut olayda; anılan mahkemeler arasındaki ihtilâf değerlendirildiğinde, "iş dağılımı" ilişkisi nedeni ile verilen kararlar üzerine dosyanın yargı yerinin belirlenmesi için gönderildiği, ancak merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmadığı gerekçesiyle yargı yerinin belirlenmesine karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli ve 2025/2313 Esas, 2025/1888 Karar Sayılı Kararı
1. Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 18.02.2025 tarihli ve 2024/295 Esas, 2025/53 Karar sayılı kararı ile bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Kanun'da düzenlenmiş olmasının tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmeyeceğini, bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerektiğini, bu nedenle davaya bakmaya genel mahkeme değil, Tüketici Mahkemesi görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmiştir.
2. Manisa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 18.04.2025 tarihli ve 2025/167 Esas, 2025/156 Karar sayılı kararı ile, iş mahkemesindeki davanın alacağın işçi ile işveren arasındaki ihtilaftan kaynaklandığı, işçinin mesleki amaçlarla hareket ettiğinden tüketici sayılamayacağı, bu kapsamda, davacının vekalet sözleşmesinin ve ihtilafın konusunu oluşturan işlemlerde mesleki amaçlarla hareket etmesi sebebiyle, işin özü itibariyle mesleki faaliyet kapsamında olduğundan, davacının 6502 sayılı Kanun'un tanımlanan tüketici sıfatını taşımadığı, vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların 6502 sayılı Kanun kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekmekte olduğunu, davacı işçi, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, bu nedenle 6502 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığını belirterek görevsizlik kararı verilmiş, dosya yargı yerinin belirlenmesi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanun'da düzenlenmiş olmasının tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmeyeceği, bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerektiği, somut olayda; davalı vekil, davacı ile işçilik alacağının tahsili için açılacak dava nedeniyle vekâlet ilişkisi kurulduğu, davacının, davalı avukatın vekâlet görevini kötüye kullanıldığını, kendisinin zarara uğratıldığını bildirerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, davacının gelir elde etmek amaçlı olarak hareket eden işçi olduğu, eldeki uyuşmazlığın da işe iade davası nedeniyle vekâlet ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmakla uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 03.03.2026 tarihli ve 2026/125 Esas, 2026/356 Karar Sayılı Kararı
1. Fethiye 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 30.06.2025 tarihli ve 2025/247 Esas, 2025/325 Karar sayılı kararı ile somut olayda, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, uyuşmazlığın tüketici mahkemesince çözümlenmesi gerektiğini, somut olayda, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, uyuşmazlığın tüketici mahkemesince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
2. Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 17.09.2025 tarihli ve 2020/171 Esas, 2020/319 Karar sayılı kararı ile somut olayda davanın gerçek kişiye karşı yöneltildiği, davalının ticari veya mesleki amaçla hareket ettiğine dair dosya arasında herhangi bir delil bulunmadığı, görevsizlik kararının dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden verildiği, verilecek cevap dilekçesine göre işlemin niteliğinin yorumlanması gerektiği, davacının söz konusu taşınmazı ne amaçla aldığının belirlenmediği, ayrıca dosya arasında taraflar arasında yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin bulunmadığı, bu nedenle yukarıda işaret edildiği üzere taraflar arasındaki sözleşme yorumlanmadan ve tarafların gerçek iradeleri ortaya konulmadan işlemin tüketici işlemi olarak kabulünün mümkün olmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden yapılan işlemin tüketici işlemi olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dosya yargı yerinin belirlenmesi için Denizli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli kılındığı, bunun yanında 6502 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğinin belirtildiği, bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanun'da düzenlenmiş olmasının tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmeyeceği, bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olmasının gerektiği, somut olayda davalı vekilin, davacı müvekkili ile işçilik alacağının tahsili için açılacak dava nedeniyle vekâlet ilişkisinin kurulduğu, davacının, davalı avukatın vekâlet görevini kötüye kullanıldığını, kendisinin zarara uğratıldığını bildirerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, davacının gelir elde etmek amaçlı olarak hareket eden işçi olduğu, eldeki uyuşmazlığın da işe iade davası nedeniyle vekâlet ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmakla uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle Fethiye 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, yargı yeri olarak belirlenmesi koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Bölge adliye mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 35 inci maddesinde yer alan düzenlemedir.
2. 6100 sayılı Kanun’un “Yargı yeri belirlenmesini gerektiren sebepler” başlıklı 21 inci maddesi şöyledir:
“Aşağıdaki hâllerde, davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulur:
a) Davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına herhangi bir engel çıkarsa.
b) İki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesi konusunda bir tereddüt ortaya çıkarsa.
c) İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse.
ç) Kesin yetki hâllerinde, iki mahkeme de yetkisizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse.”
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 22 nci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
“İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.”
C. Değerlendirme
1. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesine göre ise dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Diğer taraftan görevsiz mahkeme davanın esası hakkında karar veremez. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukukî ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukukî niteleme yapılmalı ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmelidir. Görev nedeniyle dava dilekçesinin reddi kararında görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu belirtilmeli ve dava dosyasının bu görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir (6100 sayılı Kanun'un m.20).
2. Dosya kapsamında yapılan incelemede, yargı yerinin belirlenmesi istemi ile Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilen İlk Derece Mahkemesi kararlarının işin esasına ilişkin olduğu, davaya bakacak görevli mahkemenin tartışıldığı ve her iki İlk Derece Mahkemesince de gerçek anlamda karşılıklı olarak görevsizlik kararı verildiği, bu nedenle yargı yerinin belirlenmesini gerektiren sebebin oluştuğu ve Bölge Adliye Mahkemelerince yargı yerinin belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
V. KARAR
1. 6100 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre iki mahkemece verilen görevsizlik kararlarının kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumunda yargı yeri belirlemesi koşullarının oluşacağından, aynı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca görevli veya yetkili mahkemenin belirlenmesi gerektiğinin kabulü ile 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun, “Başkanlar kurulunun görevleri” kenar başlıklı 35 inci maddesi gereğince; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 13.03.2026 tarihli ve 2026/708 Esas, 2026/296 Karar sayılı kesin nitelikteki kararıyla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli ve 2025/2313 Esas, 2025/1888 Karar sayılı ve Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 03.03.2026 tarihli ve 2026/125 Esas, 2026/356 Karar sayılı kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine,
2. Dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,
3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,
22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Ümran Görmez Ali Kemal Ünsoy Feyzullah Taşkın Selma Betin Veysal Bektaş
İKİ MAHKEMECE VERİLEN GÖREVSİZLİK KARARLARI, KANUN YOLUNA BAŞVURULMAKSIZIN KESİNLEŞİRSE YARGI YERİNİN BELİRLEMESİ KOŞULLARI OLUŞACAĞINDAN GÖREVLİ VEYA YETKİLİ MAHKEME BELİRLENMELİDİR.
T.C.
YARGITAY
5. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2026/12012
Karar No : 2026/11786
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
(BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu
SAYISI : 2026/9 Esas
I. BAŞVURU
Başvurucu Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 14.04.2026 tarihli yazısında; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 13.03.2026 tarihli ve 2026/708 Esas, 2026/296 Karar sayılı kesin nitelikteki kararıyla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli ve 2025/2313 Esas, 2025/1888 Karar sayılı ve Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 03.03.2026 tarihli ve 2026/125 Esas, 2026/356 Karar sayılı kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu aracılığı ile talep hakkında karar alınmak üzere dava dosyasının Yargıtay'ın ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesini talep etmiştir.
II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu 29.04.2026 tarihli ve 2026/9 Esas sayılı kararı ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 13.03.2026 tarihli ve 2026/708 Esas, 2026/296 Karar sayılı kesin nitelikteki kararıyla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli ve 2025/2313 Esas, 2025/1888 Karar sayılı ve Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 03.03.2026 tarihli ve 2026/125 Esas, 2026/356 Karar sayılı kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunduğunu belirterek, aynı yerde bulunan Asliye Hukuk Mahkemeleri arasında "iş dağılımı" ilişkisi bulunduğundan merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmadığı, uyuşmazlığın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin kararında belirtilen esas çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği görüşü ile uyuşmazlığın çözümü için Yargıtay 5. Hukuk Dairesine başvurulmasına karar verilmiştir.
II. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
A. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 13.03.2026 Tarihli ve 2026/708 Esas, 2026/296 Karar Sayılı Kararı
1. Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 12.09.2025 tarihli ve 2025/313 Esas, 2025/365 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, davacının ürün alımı yapan tüketici, davalı şirketin ise fide satımı yapan ve bunu meslek edinen satıcı konumunda olduğu, uyuşmazlığın çözüm yerinin ise Tüketici Mahkemelerinin görevi içerisinde olduğu, Hâkimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 1236 nolu kararı ile ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi yönünden alınan karar uyarınca tüketici mahkemesinin kurulmadığı veya yargı çevresinin bu mahkemelerin bulunduğu mahallere bağlanmadığı yerlerde tüketici mahkemesinin görev alanına giren dava ve işlere dört veya daha fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı asliye hukuk mahkemesinin bakmasına karar verildiği, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesi gerektiğinin bildirildiği, davanın 6502 sayılı Kanun'dan kaynaklanan davalardan olduğu ve Tüketici Mahkemesi sıfatıyla Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
2. Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 23.01.2026 tarihli ve 2025/301 Esas, 2026/33 Karar sayılı kararı ile, somut olayda davacının davalı şirketten yüksek miktarlarda (4066 adet Odipus cinsi, 1248 adet Starbursta cinsi ve 6720 adet 502 cinsi) karpuz fidesi satın aldığı, davacının yetiştirici olduğunun ve ticari amaçla hareket ettiğinin hem taraflar arasındaki sözleşmeden ve hem de dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı, sözleşme ilişkisinin temelindeki işlemin tüketici işlemi olmadığı, davacının 6502 sayılı Kanun'da tanımı yapılan "tüketici" sıfatını taşımadığı, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığının anlaşıldığından uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dosya yargı yerinin belirlenmesi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) "Hukuk Mahkemelerinin Kuruluşu" başlıklı 5 inci maddesinin 17.04.2013 tarihli ve 6460 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesinin oluşturulabileceği, bu dairelerin numaralandırılacağı, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımının Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebileceği, bu kararların Resmi Gazete'de yayımlanacağı, dairelerin, tevzi edilen davalara bakmak zorunda olduğunun düzenlendiği, görüldüğü üzere, bu fıkra hükmünde de açıkça, bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki "iş dağılımı"ndan bahsedildiği; iş dağılımını belirleme yetkisinin ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna verildiği ve dairelerin, belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda olduklarının hükme bağlandığı, somut olayda; anılan mahkemeler arasındaki ihtilâf değerlendirildiğinde, "iş dağılımı" ilişkisi nedeni ile verilen kararlar üzerine dosyanın yargı yerinin belirlenmesi için gönderildiği, ancak merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmadığı gerekçesiyle yargı yerinin belirlenmesine karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli ve 2025/2313 Esas, 2025/1888 Karar Sayılı Kararı
1. Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 18.02.2025 tarihli ve 2024/295 Esas, 2025/53 Karar sayılı kararı ile bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Kanun'da düzenlenmiş olmasının tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmeyeceğini, bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerektiğini, bu nedenle davaya bakmaya genel mahkeme değil, Tüketici Mahkemesi görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmiştir.
2. Manisa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 18.04.2025 tarihli ve 2025/167 Esas, 2025/156 Karar sayılı kararı ile, iş mahkemesindeki davanın alacağın işçi ile işveren arasındaki ihtilaftan kaynaklandığı, işçinin mesleki amaçlarla hareket ettiğinden tüketici sayılamayacağı, bu kapsamda, davacının vekalet sözleşmesinin ve ihtilafın konusunu oluşturan işlemlerde mesleki amaçlarla hareket etmesi sebebiyle, işin özü itibariyle mesleki faaliyet kapsamında olduğundan, davacının 6502 sayılı Kanun'un tanımlanan tüketici sıfatını taşımadığı, vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların 6502 sayılı Kanun kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekmekte olduğunu, davacı işçi, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, bu nedenle 6502 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığını belirterek görevsizlik kararı verilmiş, dosya yargı yerinin belirlenmesi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanun'da düzenlenmiş olmasının tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmeyeceği, bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerektiği, somut olayda; davalı vekil, davacı ile işçilik alacağının tahsili için açılacak dava nedeniyle vekâlet ilişkisi kurulduğu, davacının, davalı avukatın vekâlet görevini kötüye kullanıldığını, kendisinin zarara uğratıldığını bildirerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, davacının gelir elde etmek amaçlı olarak hareket eden işçi olduğu, eldeki uyuşmazlığın da işe iade davası nedeniyle vekâlet ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmakla uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 03.03.2026 tarihli ve 2026/125 Esas, 2026/356 Karar Sayılı Kararı
1. Fethiye 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 30.06.2025 tarihli ve 2025/247 Esas, 2025/325 Karar sayılı kararı ile somut olayda, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, uyuşmazlığın tüketici mahkemesince çözümlenmesi gerektiğini, somut olayda, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, uyuşmazlığın tüketici mahkemesince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
2. Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 17.09.2025 tarihli ve 2020/171 Esas, 2020/319 Karar sayılı kararı ile somut olayda davanın gerçek kişiye karşı yöneltildiği, davalının ticari veya mesleki amaçla hareket ettiğine dair dosya arasında herhangi bir delil bulunmadığı, görevsizlik kararının dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden verildiği, verilecek cevap dilekçesine göre işlemin niteliğinin yorumlanması gerektiği, davacının söz konusu taşınmazı ne amaçla aldığının belirlenmediği, ayrıca dosya arasında taraflar arasında yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin bulunmadığı, bu nedenle yukarıda işaret edildiği üzere taraflar arasındaki sözleşme yorumlanmadan ve tarafların gerçek iradeleri ortaya konulmadan işlemin tüketici işlemi olarak kabulünün mümkün olmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden yapılan işlemin tüketici işlemi olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dosya yargı yerinin belirlenmesi için Denizli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli kılındığı, bunun yanında 6502 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğinin belirtildiği, bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanun'da düzenlenmiş olmasının tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmeyeceği, bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olmasının gerektiği, somut olayda davalı vekilin, davacı müvekkili ile işçilik alacağının tahsili için açılacak dava nedeniyle vekâlet ilişkisinin kurulduğu, davacının, davalı avukatın vekâlet görevini kötüye kullanıldığını, kendisinin zarara uğratıldığını bildirerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, davacının gelir elde etmek amaçlı olarak hareket eden işçi olduğu, eldeki uyuşmazlığın da işe iade davası nedeniyle vekâlet ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmakla uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle Fethiye 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, yargı yeri olarak belirlenmesi koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Bölge adliye mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 35 inci maddesinde yer alan düzenlemedir.
2. 6100 sayılı Kanun’un “Yargı yeri belirlenmesini gerektiren sebepler” başlıklı 21 inci maddesi şöyledir:
“Aşağıdaki hâllerde, davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulur:
a) Davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına herhangi bir engel çıkarsa.
b) İki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesi konusunda bir tereddüt ortaya çıkarsa.
c) İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse.
ç) Kesin yetki hâllerinde, iki mahkeme de yetkisizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse.”
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 22 nci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
“İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.”
C. Değerlendirme
1. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesine göre ise dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Diğer taraftan görevsiz mahkeme davanın esası hakkında karar veremez. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukukî ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukukî niteleme yapılmalı ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmelidir. Görev nedeniyle dava dilekçesinin reddi kararında görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu belirtilmeli ve dava dosyasının bu görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir (6100 sayılı Kanun'un m.20).
2. Dosya kapsamında yapılan incelemede, yargı yerinin belirlenmesi istemi ile Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilen İlk Derece Mahkemesi kararlarının işin esasına ilişkin olduğu, davaya bakacak görevli mahkemenin tartışıldığı ve her iki İlk Derece Mahkemesince de gerçek anlamda karşılıklı olarak görevsizlik kararı verildiği, bu nedenle yargı yerinin belirlenmesini gerektiren sebebin oluştuğu ve Bölge Adliye Mahkemelerince yargı yerinin belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
V. KARAR
1. 6100 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre iki mahkemece verilen görevsizlik kararlarının kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumunda yargı yeri belirlemesi koşullarının oluşacağından, aynı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca görevli veya yetkili mahkemenin belirlenmesi gerektiğinin kabulü ile 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun, “Başkanlar kurulunun görevleri” kenar başlıklı 35 inci maddesi gereğince; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 13.03.2026 tarihli ve 2026/708 Esas, 2026/296 Karar sayılı kesin nitelikteki kararıyla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli ve 2025/2313 Esas, 2025/1888 Karar sayılı ve Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 03.03.2026 tarihli ve 2026/125 Esas, 2026/356 Karar sayılı kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine,
2. Dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,
3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,
22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Ümran Görmez Ali Kemal Ünsoy Feyzullah Taşkın Selma Betin Veysal Bektaş

