KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

İİK 89/3 HÜKMÜ GEREĞİ AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASININ KABULLE SONUÇLANMASI HÂLİNDE DAVALININ KABULÜ YOKSA, DAVACI YARARINA YARGILAMA GİDERLERİ İLE VEKÂLET ÜCRETİ TAKDİR EDİLMELİDİR.

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2025/3337
Karar No      : 2025/4661

BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR
YARGITAY İLAMI

I. BAŞVURU

M.Ö. vekili Avukat Ümit Toker tarafından, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89/3. maddesi gereğince haciz ihbarnamesine dayalı açılan menfi tespit davasında yargılama gideri ve vekalet ücretinden kabul veya red durumuna göre hangi tarafın sorumlu olacağı konusunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 22. Hukuk Dairesi ile Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 1. Hukuk Dairesi kararları arasında çıkan uyuşmazlığın giderilmesi için ilgili Yargıtay Hukuk Dairesi nezdinde gerekli başvurunun yapılmak suretiyle uyuşmazlığın giderilmesini teminen anılan Daireler tarafından verilen kesin nitelikteki kararlar bakımından 5235 sayılı Kanun'un 35/3. maddesi uyarınca uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir.

II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 14.05.2025 tarihli ve 2025/7 E. sayılı kararı ile; İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 22. Hukuk Dairesinin ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin kesin nitelikteki kararları arasında; İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında davanın kabulü halinde yargılama giderlerinin hangi taraf üzerinde bırakılacağı hususunda uyuşmazlığın bulunduğu, Daireler arasındaki uyuşmazlığın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin görüşü benimsenerek 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 35. maddesi uyarınca uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir.       

III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR

A. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 21.03.2025 tarihli ve 2022/2964 E., 2025/637 K. sayılı Kararı

Davacı vekili tarafından İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2020/1418 E. sayılı dosyasında aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus takip yapılan borçlu Gökhan Göktaş'ın alacaklısı olan davalının talebi ile müvekkiline haciz ihbarnameleri gönderildiği ileri sürülerek İİK 89/3. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti talepli açılan davada İzmir 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2021/486 E., 2022/369 K. sayılı ilamıyla; davanın kabulüne ve davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine dair verilen karara karşı davalı tarafından yargılama giderleri yönünden tashih talebinde bulunulması üzerine İzmir 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2022 tarihli ve 2021/486 E., 2022/369 K. sayılı ek karar ilamıyla; vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, davanın mahiyeti gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinden bırakılmasına dair verilen kararının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince; HMK 304/1 maddesinde, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların Mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceğinin hüküm altına alındığı, vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesine ilişkin hükmün tashih yoluyla düzeltilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki Mahkemenin asıl gerekçeli kararında vekalet ücreti ile yargılama giderlerine ilişkin kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.11.2022 tarihli ve 2021/486 E. ve 2022/369 K. sayılı ek kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına, davalı vekilinin tashih talebinin reddine dair verilen kesin olarak karar verilmiştir.

B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 26.04.2024 tarihli ve 2023/201 E., 2024/696 K. sayılı Kararı

Davacı vekili tarafından davalının talebi ile müvekkiline haciz ihbarnameleri gönderildiğini ileri sürülerek İİK 89/3. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti talepli açılan davada Tunceli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.10.2022 tarihli ve 2022/73 E., 2022/200 K. sayılı ilamıyla; davanın kabulü ile, İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2021/6054 E. sayılı icra takibine konu alacağa ilişkin olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, yeterli harç alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereği hesap edilen 9.200,00 vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı yanca yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç 126,50 TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 287,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine, dair verilen kararının davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; davacı kendisine İİK 89. maddeye göre gönderilen ihtarnameye süresinde itiraz etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı yanın yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile Tunceli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/73-200 E.- K. sayılı kararının kaldırılmasına; kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere; davanın kabulü ile İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2021/6054 E. sayılı icra takibine konu alacağa ilişkin olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, peşin alınan 80.70 TL karar harcının mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, ihbarnamelere itiraz etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, yapılan yargılama masraflarının da üzerinde bırakılmasına, taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansının karar kesin nitelikte olduğundan yatırana iadesine, dair kesin olarak karar verilmiştir.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Uyuşmazlık, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında davanın kabulü halinde yargılama giderlerinin hangi taraf üzerinde bırakılacağı noktasında toplanmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 35. maddesinde yer alan düzenlemedir.

HMK 326. maddesinde yargılama giderleri "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.

Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, Mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.

Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise Mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.

İİK'nın 89/3. maddesi ise; "(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) 3. şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, 3. şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen 3. şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan 3. şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer Mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 20 gün içinde ilgili İcra Dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106. maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada 3. şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. 3. şahıs açtığı bu davayı kaybederse, Mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir." şeklindedir.

Yukarıda açıklanan HMK m.326'da yargılama giderlerinden sorumluluğun ne şekilde olacağı düzenlenmiştir. Buna göre, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilecek olup davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, Mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacaktır.

İİK’nın 89/3 maddesi hükmünde düzenlenen menfi tespit davası bakımından yargılama giderlerinden sorumluluk konusunda yukarıda anılan HMK’nın 326. maddesinde öngörülen düzenlemeden farklı bir düzenleme öngörülmediği anlaşılmaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.03.2022 tarihli ve 2021/6640 E., 2022/2409 K. sayılı ilamı).

Üçüncü kişinin, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde ya da usulüne uygun olarak itiraz etmemiş olması hâlinde, kendisine gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde menfi tespit davası açma hakkı bulunmaktadır. Birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz etmemiş olması dolayısıyla kendisine üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü kişinin, İİK'nın 89/3. maddesi hükmü uyarınca açtığı menfi tespit davasının tamamen ya da kısmen kabulüne karar verilmesi durumunda, sırf birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde ya da usulüne uygun olarak itiraz etmediği, kendisine üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesine ve dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu olacağı yönünde bir kabul, HMK'nın 326. maddesine aykırı olduğu gibi İİK'nın 89/3. maddesi hükmünde açıkça tanınan dava hakkının kullanılmasına bir kısıtlama oluşturacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/ (11) 62 Esas, 2023/464 K. sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 19.12.2023 tarihli ve 2023/1662 E., 2023/3809 K. sayılı ilamı; 15.05.2025 tarihli ve 2024/3115 E., 2025/2845 K. sayılı ilamı; 07.05.2024 tarihli ve 2024/2465 E., 2024/1560 K. sayılı ilamı; 12.12.2023 tarihli ve 2023/1659 E., 2023/3668 K. sayılı ilamı).

Böyle bir durumda yargılama giderlerinden sorumlu olmak istemeyen davalının, İİK. 89/3. maddesi uyarınca aleyhine açılan davada, ön inceleme duruşmasına kadar (ön inceleme duruşmasından önce) davayı tamamen ya da haklı olup olmadığını bildiği kısım yönünden kabul etmesi gerekir. Bu yönde bir kabulü olmadığı sürece davalı, davanın kabulü hâlinde yargılama giderlerinin tamamından, kısmen kabulü hâlinde ise haklılık durumuna belirlenen kısmından sorumlu olacaktır.

Uyuşmazlığın giderilmesine konu davalarda da, yapılan yargılama sonucunda davacının menfi tespit istemi Mahkemece kabul edilmiş ve menfi tespit davası davacı taraf lehine sonuçlanmış olduğundan davacı yararına yargılama giderleri ile vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekir.

Açıklanan sebeplerle uyuşmazlığın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 21.03.2025 tarihli ve 2022/2964 E., 2025/637 K. sayılı kararının gerekçesi açısından genel hatları ile Dairemiz emsal kararlarına da uygun olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan doğrultuda giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

V. KARAR

1. İİK m.89/3 gereğince açılan menfi tespit davasının kabul ile sonuçlanması halinde davalı tarafın davayı kısmen veya tamamen kabul ettiğine dair bir beyanda bulunmadığı durumda menfi tespit davası davacı taraf lehine sonuçlandığından davacı yararına yargılama giderleri ile vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekeceği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi ile Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin kesin nitelikteki kararları arasındaki görüş ve uygulama uyuşmazlığının bu şekilde giderilmesine,

2. Dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,

3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin Hukuk Dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,

07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Başkan               Üye                      Üye                              Üye               Üye 
Battal Yılmaz       Halil Özdemir       Adviye Füsun Ayaz      Emir Ateş      Ferhan Temel