DAVACININ DAVADAN ÖNCE İCRA TAKİBİNDEKİ ÖDEDİĞİ MEBLAĞ İÇİN İSTİRDAT DAVASI AÇMASI GEREKİRKEN MENFİ TESPİT DAVASI AÇMAKTA HUKUKÎ MENFAATİ BULUNMAMAKTADIR.
T.C.
YARGITAY
6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2024/301
KARAR NO : 2025/933
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 08.11.2023
NUMARASI : 2022/366 E., 2023/1022 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 24.12.2014 tarihli A. otel binası iç mimarlık işlerinden oluşan eser sözleşmesi niteliğinde anahtar teslimi götürü bedel inşaat sözleşmesi kurulduğunu, davalı tarafa bütün ödemelerin tam ve eksiksiz yapıldığını, müvekkilinin yapılan bu işler ve kesilen faturalar karşılığında borcunun bir kısmını banka üzerinden eft ve havale yoluyla, bir kısmını da nakit olarak ödediğini, ancak davalı alacaklının 29 Mayıs 2017 tarihli ihtarname ile 690.000,00 TL bedelin ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafça yapılan icra takibine müvekkili tarafça yapılan itirazın süresinde olmadığından bahisle takibin kesinleştiğini ve 10.07.2017 tarihinde müvekkili şirketin A. isimli oteline hacze gelindiğini, davalı tarafın tamamen kötü niyetli olarak otelde müşterilerin bulunduğu sırada bütün eşyaların muhafaza altına alacağı beyanı üzerine müvekkili şirketin itibarının zarar görmemesi için haciz baskısı altında 450.000,00 TL'nin 7. İcra Dairesi hesabına yatırıldığını belirterek İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/19893 esas numaralı icra dosyası ve dayanağı belgelerden dolayı davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitini, davanın kabulü ile takibin iptalini ve davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 24.12.2014 tarihli 1.000.000,00 TL + % 18 KDV bedelli anahtar teslimi götürü bedel inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca kendi yükümlülüklerini yerine getiren müvekkili firmanın bu sözleşme uyarınca karşı tarafın ödemesi gereken miktarlar için karşı tarafa 093279 fatura numaralı, 31.12.2015 tarihli, 1.121.000,00 TL tutarlı ve 093281 fatura numaralı 31.01.2016 tarihli 59.000,00 TL tutarlı toplamda KDV dahil 1.180.000,00 TL tutarlı iki adet fatura keşide ettiğini, bu faturaların 690.000,00 TL'lik kısmının davacı tarafından ödenmediğini, ihtarname ile haklı alacağını istediğini, davacı tarafından ödemenin yapılmaması üzerine İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/19893 Esas numaralı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz etmemesi üzerine takibe devam edildiğini, davacının borcu kabul edip ödeme yapmasının cebri icra baskısı ile alakasının olmadığını, davacının kendi isteği ile dosyaya ödeme yaptığını, davacının borcu kabul edip daha sonra tedbir talebiyle dava açmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve dava konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının icra baskısı altında ödediği 450.000,00 TL bakımından davacı yanca istirdat davası açılması gerekirken menfi tespit davası açıldığından bu miktar bakımından menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğundan reddine, kalan miktar bakımından açılan menfi tespit davasının ise davacı yanca ödemeler yargılama sırasında ispatlanamadığından esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan haciz tutanağına göre davacı borçlunun takip konusu borcu kabul etmiş olduğu ve bu kabulün davacı tarafı bağlayacağı gerekçesiyle menfi tespit davasının reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece farklı gerekçe ile red kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun mahkeme gerekçesine yönelik olarak kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca haciz tehdidi altında ödeme yapıldığını ve bu ödemelerin ispatlandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalı yüklenicinin yaptığı iş karşılığında davacıdan olan borcuna ilişkin icra takibi başlatıldığı ve bu takibin kesinleştiği, haciz sırasında davacı yanca borcun kısmen ödendiği, eldeki dosyada ödenen ve ödenmeyen kısımlar için davacının menfi tespit davası açtığı, ilk derece mahkemesi yargılaması neticesinde davalının alacaklı olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davacının davadan önce ödediği meblağ için istirdat davası açması gerekirken menfi tespit davası açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, ödenemeyen kısım için borçlu olduğunun tespit edildiği ve reddedilmesi gerektiği anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi’nce bu gerekçelerle esastan red kararı vermesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibariyle doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 hükmü gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Mahmut Coşkun Birol Soner Ahmet Tuncay Bahri Aydoğan Zeki Gözütok
DAVACININ DAVADAN ÖNCE İCRA TAKİBİNDEKİ ÖDEDİĞİ MEBLAĞ İÇİN İSTİRDAT DAVASI AÇMASI GEREKİRKEN MENFİ TESPİT DAVASI AÇMAKTA HUKUKÎ MENFAATİ BULUNMAMAKTADIR.
T.C.
YARGITAY
6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2024/301
KARAR NO : 2025/933
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 08.11.2023
NUMARASI : 2022/366 E., 2023/1022 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 24.12.2014 tarihli A. otel binası iç mimarlık işlerinden oluşan eser sözleşmesi niteliğinde anahtar teslimi götürü bedel inşaat sözleşmesi kurulduğunu, davalı tarafa bütün ödemelerin tam ve eksiksiz yapıldığını, müvekkilinin yapılan bu işler ve kesilen faturalar karşılığında borcunun bir kısmını banka üzerinden eft ve havale yoluyla, bir kısmını da nakit olarak ödediğini, ancak davalı alacaklının 29 Mayıs 2017 tarihli ihtarname ile 690.000,00 TL bedelin ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafça yapılan icra takibine müvekkili tarafça yapılan itirazın süresinde olmadığından bahisle takibin kesinleştiğini ve 10.07.2017 tarihinde müvekkili şirketin A. isimli oteline hacze gelindiğini, davalı tarafın tamamen kötü niyetli olarak otelde müşterilerin bulunduğu sırada bütün eşyaların muhafaza altına alacağı beyanı üzerine müvekkili şirketin itibarının zarar görmemesi için haciz baskısı altında 450.000,00 TL'nin 7. İcra Dairesi hesabına yatırıldığını belirterek İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/19893 esas numaralı icra dosyası ve dayanağı belgelerden dolayı davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitini, davanın kabulü ile takibin iptalini ve davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 24.12.2014 tarihli 1.000.000,00 TL + % 18 KDV bedelli anahtar teslimi götürü bedel inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca kendi yükümlülüklerini yerine getiren müvekkili firmanın bu sözleşme uyarınca karşı tarafın ödemesi gereken miktarlar için karşı tarafa 093279 fatura numaralı, 31.12.2015 tarihli, 1.121.000,00 TL tutarlı ve 093281 fatura numaralı 31.01.2016 tarihli 59.000,00 TL tutarlı toplamda KDV dahil 1.180.000,00 TL tutarlı iki adet fatura keşide ettiğini, bu faturaların 690.000,00 TL'lik kısmının davacı tarafından ödenmediğini, ihtarname ile haklı alacağını istediğini, davacı tarafından ödemenin yapılmaması üzerine İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/19893 Esas numaralı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz etmemesi üzerine takibe devam edildiğini, davacının borcu kabul edip ödeme yapmasının cebri icra baskısı ile alakasının olmadığını, davacının kendi isteği ile dosyaya ödeme yaptığını, davacının borcu kabul edip daha sonra tedbir talebiyle dava açmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve dava konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının icra baskısı altında ödediği 450.000,00 TL bakımından davacı yanca istirdat davası açılması gerekirken menfi tespit davası açıldığından bu miktar bakımından menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğundan reddine, kalan miktar bakımından açılan menfi tespit davasının ise davacı yanca ödemeler yargılama sırasında ispatlanamadığından esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan haciz tutanağına göre davacı borçlunun takip konusu borcu kabul etmiş olduğu ve bu kabulün davacı tarafı bağlayacağı gerekçesiyle menfi tespit davasının reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece farklı gerekçe ile red kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun mahkeme gerekçesine yönelik olarak kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca haciz tehdidi altında ödeme yapıldığını ve bu ödemelerin ispatlandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalı yüklenicinin yaptığı iş karşılığında davacıdan olan borcuna ilişkin icra takibi başlatıldığı ve bu takibin kesinleştiği, haciz sırasında davacı yanca borcun kısmen ödendiği, eldeki dosyada ödenen ve ödenmeyen kısımlar için davacının menfi tespit davası açtığı, ilk derece mahkemesi yargılaması neticesinde davalının alacaklı olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davacının davadan önce ödediği meblağ için istirdat davası açması gerekirken menfi tespit davası açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, ödenemeyen kısım için borçlu olduğunun tespit edildiği ve reddedilmesi gerektiği anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi’nce bu gerekçelerle esastan red kararı vermesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibariyle doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 hükmü gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Mahmut Coşkun Birol Soner Ahmet Tuncay Bahri Aydoğan Zeki Gözütok

