KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

KOMŞULUK HUKUKUNDAN KAYNAKLANAN MUARAZANIN GİDERİLMESİ İSTEMİNDE, GENEL MAHKEMELER GÖREVLİDİR.

T.C.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2024/4182
Karar No      : 2025/2391

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       :
 Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
TARİHİ                                 : 19.07.2024
SAYISI                                 : 2021/1633 E., 2024/1402 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Şirketin Ç. Mahallesi, S. Caddesi, No:49 Mersin adresinde mevcut büyük bir konfeksiyon mağazası olduğunu, dükkanının önünde davalı tarafa ait telefon hatlarının bulunduğunu ve pano monte edildiğini, dükkanın önüne böyle bir yapının yapılması, cadde üzerinde işlek bir yeri olan davacının gerek ticari itibarını sarstığını ve gerekse de bu durumun dükkanın genel görüntüsüne uymadığını, yapılan bu kutunun dükkanın vitrinini kapattığını ve davacının ticaretine engel olarak ona maddi zarar verdiğini, bu panonun çevreye görüntü kirliliği verdiğini, kaldırımda yayaların geçişine engel teşkil ettiğini, bu panonun kaldırımda görme engelliler için yapılan kabartma şeritlerinin tam ortasında kaldığını belirterek işyeri önündeki davaya konu saha dolabının kaldırılmasına karar verilerek muarazaanın önlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile saha dolabının bulunduğu yer itibarıyla davacıya bir zararının bulunmadığı, saha dolabının çevreye görüntü kirliliği verdiği hususunun nasıl olduğu dosya kapsamından anlaşılamadığı, saha dolabının kaldırımda yayaların geçişine engel teşkil ettiği, engelli yolunu kestiği ve engelli geçişine mani olduğu iddialarının da ispatlanamadığı, dosya kapsamındaki fotoğraflardan görüldüğü üzere saha dolabının engelli yolunu kesmediği, engelli yolunun saha dolabının hemen yanından geçtiği ve yaya yolunu tamamen kapatmadığı, insanların saha dolabının bulunduğu yere bisiklet ve motosiklet park etmesinin, çöp atmasının kamu hizmeti için konulan bir saha dolabının kaldırılması için yeterli bir sebep olmadığı, bisiklet ve motosiklet park edilmemesi, çöp atılmaması için davacının yerel idare ile görüşerek başka çözüm yolu her zaman bulabileceği, davacı ve bu yolu-kaldırımı kullanan kişilerin korunması gereken kamu yararı gereği saha dolabının olası küçük boyuttaki zararlarına katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; panonun montajı için gerekli plan ve projenin olup olmadığı, davacının ticari iş kaybı nimet-külfet dengesizliği hiç araştırılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacı Şirketin hâlen söz konusu taşınmazın maliki olduğunu, müvekkiline ait olan bu taşınmazın birinci kat ve bodrum kat olmak üzere iki ayrı bağımsız bölüm olduğunu ve her ikisinin de davacıya ait olduğunu, yapılan kutunun dükkanın vitrinini kapattığını ve davacının ticaretine engel olarak ona maddi zarar verdiğini, hem davacı Şirketin vitrinini kapattığını, hem yayaların kaldırımdan geçişini engelleyerek davacıya, yayalara ve trafik akışına zarar verdiğini, güvenlik zaafiyeti yaratmakta ve hem de görüntü kirliliği yarattığını, taşınmazının maddi değerini düşürdüğünü, bu bağlamda sırf kamu yararı denilerek davanın reddedilmesinin hukuksuz olduğunu, görevsiz mahkemede toplanan delillerle yetinilerek eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.

1. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.05.2014 tarihli ve 2013/13-2166 Esas, 2014/709 Karar sayılı kararı da bu yönde değerlendirmeler içermektedir.

2. Asliye mahkemeleri, asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri olarak ikiye ayrılır. Asliye ticaret mahkemeleri, asliye hukuk mahkemesinin görevine giren ticari davaların çözümlendiği mahkemelerdir. Asliye ticaret mahkemesinin görevine giren işler dışında kalan tüm uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenir.

3. Asliye hukuk mahkemelerinin görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 2. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı ve şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.

4. Asliye ticaret mahkemesinin görev alanı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde sayılmıştır. Bu kapsamda; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın öngörülen belli bazı hususlardan doğan hukuk davaları da ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olarak belirlenmiştir.

5. Somut olayda; dava, tarafların ticari faaliyetlerinden kaynaklanan bir uyuşmazlığa ilişkin olmayıp, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 737. maddesinde yer alan komşuluk hukukundan kaynaklanmaktadır. Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek esasa ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Başkan              Üye                                  Üye                             Üye                  Üye 
Hikmet Onat       Ayşe Tartıcı Çevikbaş      Sevinç Türközmen      Suat Arslan      Necmi Apaydın