KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

HAMİLİN, DOSYA ALACAĞINI SON CİRANTAYA TEMLİK ETMESİ, BONODAKİ DİĞER BORÇLULARI MÜTESELSİL SORUMLULUK ESASI GEREĞİ BORÇTAN KURTARMAZ.

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

ESAS NO       : 2025/6098
KARAR NO    : 2025/7112

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L A M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ           : 
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
TARİHİ                     : 22.04.2025
NUMARASI             : 2024/873 - 2025/642

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu Ömer S. ile takip alacaklısı K. Gıda Anonim Şirketi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi İpek Akdeniz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibinin kesinleşmesinden sonra, ciranta Ömer S. vekili tarafından icra müdürlüğüne yapılan başvuru ile takip konusu alacağın ciranta Ömer S.’a geçtiği ileri sürülerek adı geçen cirantanın takip dosyasına alacaklı olarak eklenmesinin, mevcut alacaklı K. ... A.Ş.’nin ise taraf kaydının silinmesinin istendiği, icra müdürlüğünün 15.01.2024 tarihli kararıyla talebin reddedildiği, ciranta Ömer S. vekili tarafından, takip alacaklısının borçlu cirantaya yaptığı temlikle alacaklı sıfatıyla kambiyo takibine devam edilebileceği belirtilerek 15.01.2024 tarihli icra müdürlüğü işleminin iptalinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince, bononun cirantalarından biri olan Ömer S.'a bonodan kaynaklı hak devrinin alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi anlamına geldiği, Ömer S. her ne kadar bonoda kendinden önce ismi geçen kişiler yönünden rücu hakkına sahip ise de, şikayete konu icra takip dosyası yönünden hem borçlu hem de alacaklı durumunda olduğundan bu dosyadan takibe devam edemeyeceği ve yine temlik alan borçlunun aynı dosyadan diğer müteselsil borçluları takip imkanı bulunmadığından bahisle şikayetin reddine hükmedildiği, kararın şikayet eden borçlu Ömer S. vekili ve takip alacaklısı K. ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, temlik alan alacaklının kendi müracaat borçlularına yeni bir takip yapmak suretiyle alacağın tahsili yoluna gitmesi gerekirken takipteki borçlu sıfatının kaldırılarak alacaklı olarak eklenmek suretiyle takibi devam ettirme talebinde usul ve yasaya uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, kararın adı geçenlerin vekilleri tarafından temyiz edildiği görülmüştür.

TTK’nın 778/1-d maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 713. maddesine göre, bono bedeli ödenmemişse hamil, düzenleyene ve cirantalara başvurabilir. Aynı Kanun’un 724. maddesi gereğince de, kambiyo senetlerinde “müteselsil borçluluk” esası olup, senette imzası bulunan herkes, hamile karşı müteselsilen sorumludur (Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Güncelleştirilmiş 12. Baskı, Ankara 2006, Sayfa 70).             

Keşideciden başlayarak, lehtar ile ciro silsilesindeki her ciranta ve eğer mevcutsa bunların avalistleri kendilerinden sonra gelenlere karşı senedin ödeneceğini garanti etmişlerdir. Bu garanti, garanti sözleşmesi anlamında değil, bir kambiyo hukuku sorumluluğudur. Senet bedeli ödenmezse, sorumluluk zinciri içinde bulunan her şahıs, kendisinin üstünde yer alan kişilerden senet bedeli ile faiz ve komisyon gibi eklerini talep edebilir (Poroy/Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Genişletilmiş 15. Bası, İstanbul 2001, Sayfa 179). Diğer bir anlatımla hamil, müracaat borçlularının borçlanmalarındaki sıraya bakmaksızın, her birine veya bunlardan bazılarına, yahut hepsine birden müracaat edebilir.

Hak sahibi hamilin, müteselsil sorumluluk esaslarına göre, borçlulardan birine müracaat ederek hakkını almasından sonra, ödeyen kişi, kendisi ile aynı sıfatı haiz olarak aynı sorumluluk seviyesinde bulunan diğer borçlulara müracaat edebilir.

Somut uyuşmazlıkta; takip dayanağı bononun incelenmesinde, E. ... A.Ş.’nin keşideci olduğu senedin, lehtar Hüseyin G.’nun cirosu ile Yiğit G.’ya, adı geçenin cirosu ile Ömer S.’a, Ömer S.’ın cirosuyla da takip alacaklısı hamil K. ... A.Ş.’ye geçtiği, alacaklı K. ... A.Ş. tarafından kendisinden önceki tüm cirantalar ve keşideci hakkında kambiyo takibine başlandığı, takibin tüm borçlular yönünden kesinleşmesinden sonra alacaklıdan önceki ciranta Ömer S.’ın, 20.12.2023 tarihinde icra müdürlüğüne başvurarak, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2023/138076 numaralı dosyasından düzenlenen 14.12.2023 tarihli arabuluculuk anlaşma tutanağı ile aynı tarihli ek devir beyanı başlıklı belge gereğince takip konusu alacağın Ömer S.’a geçtiğinden bahisle kendisinin takibe alacaklı olarak eklenmesini ve K. ... A.Ş.’nin dosyadan silinmesini istediği, müdürlüğün 05.01.2024 tarihli kararı ile alacağın devredildiği (temlik) beyanları dosyanın aktif alacaklısı tarafından talep edilebileceği, bunun da temlik edilen borçlulardan biri olması halinde yine haricen tahsile karine oluşturacağından iş bu nedenle borçlu Ömer S. vekilinin dosyaya alacaklı olarak eklenmeleri talebinin REDDİNE karar verildiği, 12.01.2024 havale tarihli dilekçe ile Ömer S. vekili, dosya borcunun haricen tahsil edilme durumunun bulunmadığı, takip alacaklısı ile varılan anlaşma uyarınca dosya alacağının müvekkiline TBK'nın 125. maddesi uyarınca temlik edildiğini, dosyaya alacaklı olarak kaydının yapılması talep edilmekle 15.01.2024 tarihli icra müdürü kararı ile, senedin diğer borçluları ile Ömer S. arasındaki rücu ilişkisi ve sair hususların yargılamayı gerektirmesi, alacaklı ve borçlu sıfatının bir şahısta birleşmesi halinde borç sakıt olur hükmü gereği takip dosyasında borçlu taraf alacağı devralarak takipte hem borçlu hem de alacaklı durumda olduğundan artık aynı takipte devam edemeyeceği ayrı bir takip yapma zorunluluğu bulunduğu belirtilerek talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Açıklanan bu durum karşısında; ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı ve takibin tüm borçlular yönünden kesinleştiği dikkate alındığında, yetkili hamil olan alacaklı K. ... A.Ş. ile kendisinden önceki ciranta Ömer S.’ın arasındaki takip konusu senedin verilmesine neden olan ilişkinin feshedilmesi nedeniyle alacaklının, dosya alacağını ciranta Ömer S.’a devretmesinden sonra, adı geçen cirantanın, alacaklının tüm haklarına sahip olduğunun, kendisinden önce bonoda yer alan diğer cirantalar ve keşidecinin de, devralana karşı müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Bir başka anlatımla hamil K. ... A.Ş.’nin, dosya alacağını son ciranta Ömer S.’a temlik etmesi, bonodaki diğer borçluları "müteselsil sorumluluk" esası gereği borçtan kurtarmaz ve bu durum karşısında sadece Ömer S.’a karşı takibe devam edilemeyeceği tabi olup, diğer cirantalar yönünden alacaklılık ve borçluluk sıfatının birleştiğinden söz edilemez.

O halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Takip alacaklısı K. ... A.Ş. vekili ile borçlu Ömer S.’ın temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 22.04.2025 tarih ve 2024/873 E. - 2025/642 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesinin 14.02.2024 tarih ve 2024/66 E. - 2024/112 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan V.         Üye                Üye                  Üye             Üye
M. ÇAMUR       A. ÇOLAK      G. HEYBET      A. AYAN      Y. ÇİFTCİ